Ben Kimim?

  • 31 Temmuz 1986, Ankara doğumluyum. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler bölümü mezunuyum. Sonrasında Londra Üniversitesi’ne bağlı School of Oriental and African Studies’de (SOAS) Küreselleşme ve Kalkınma üzerine yüksek lisansımı yaptım. Mezun olduktan sonra Türkiye’ye dönüp istifa ettiğim Aralık 2012 ayına kadar dört sene boyunca Avrupa Birliği projelerinde çeşitli Bakanlıklar ile çalıştım.
    226579_10150230716231211_3998050_n

Neden Yolculuk?

  • Yürümeyi yaşıtlarıma göre çok geç öğrenmişim. Neredeyse on beşinci ayımı doldurmuşum ilk adımımı attığımda. Bu ilk adımla beraber de koşturmaya başlamışım. Yürümekten çok, pata küte koşarak ilerlemeye çalışıyormuşum. Belki de bu yüzdendir şimdilerde sürekli bir yerlere koşturma isteğim.
  • İlk yurtdışı yolculuğumu 13 yaşımda gerçekleştirdim. Lisem aracılığıyla Hollanda’da uluslararası bir konferansa katıldım. Yaşım dolayısıyla her şey o kadar farklı, o kadar yeni, o kadar garip geliyordu ki; gördüklerimi sindirmem epey uzun vaktimi aldı.
  • Üniversiteye geçince gerek okul konferansları nedeniyle, gerekse de arkadaşlarım ile Avrupa ve Amerika’da farklı yerleri ziyaret etme şansına sahip oldum. Üniversite ikinci sınıfın yazında, bir kız arkadaşımla Bordeaux Fransa’da çalışma kampına gidip eski bir fırını restore edip amelelik işi yaptım. Sonrasındaki bir ay boyunca da kocaman bavulumla Fransa’yı tek başıma gezdim. Üniversite üçüncü sınıfın yazında, okuldan arkadaşlarımla Barselona İspanya’da bir aylığına ev kiraladık. (Böyle dediğime bakmayın, kutu kadar evin bir aylık kirası üç kişi arasında bölüşünce o kadar cüzi bir miktar çıktı ki, Türkiye’de o fiyata otel bulamazsınız!) Bir ay sonunda ben yine kocaman bavulumla (bu dönem Anıl Yolculuk Tarihi’nde hala bavul hazırlamayı öğrenemediğim dönem olarak geçer) yollara düştüm. Avrupa’nın en büyük müzik festivallerinden bir tanesine tek başıma katıldım. Ne çadırım vardı, ne ayarladığım bir otel, ne de bunlara yetecek param. Buradaki dört günü nasıl geçirdim bir ben, bir de Tanrı biliyor herhalde.
  • Üniversite sonrasında az buçuk gezmiş her insan gibi Avrupa bana yetmedi. Avrupa’da görmediğim birçok yer olmasına rağmen, Avrupa’nın elli sene sonra da aynı Avrupa olacağı inancı ile ailemle, arkadaşlarımla ve tek başıma Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Uzakdoğu’ya yolculuklar yaptım.
  • İş hayatı ile beraber ekonomik özgürlüğümü elde etmek, hayatımda yeni bir dönüm noktası oldu. Sahip olduğum işin bir getirisi olarak, sorunsuz şekilde kullanabildiğim izinleri her fırsatta farklı bir ülkeyi ziyaret etmek için değerlendirdim. Üç günlüğüne Berlin’e, iki buçuk günlüğüne Priştine’ye, bir buçuk günlüğüne Beyrut’a ucuz uçak bileti buldum diye gitmeye hiç gocunmadım, üşenmedim.

Neden Dünya Turu?

  • Hayatımın neredeyse her noktasında kendimi zorlamayı seven bir insan oldum. Yolculuklar da bu anlamda bana çok fazla şey öğretti. Hem kendim, hem de deneyimlediğim farklı kültürler hakkında. Bu yüzden yolculuk etmek hep sığındığım kaçış alanım olarak ortaya çıktı. Hani birçok insan yollara arayış ile çıkar ya, bende olan ise tam tersiydi. Yolculuklarım sırasında bulduğum cevap: yolların beni mutlu ettiği ve beni kolladığıydı.
  • Sonuç olarak, dört senenin sonunda meşhur “çeyrek yüzyıl bunalımı”nı teğet geçtiğim bir dönemde içimde hep koruduğum ve yolculuk ettiğim ülkelerde tanıştığım insanlar sayesinde giderek büyüttüğüm dünya turu fikrini Nisan 2012 yılında aileme açtım. Yemek masasında otururken babama böyle bir planım olduğundan bahsettim. Babam uzun süre sessiz kaldı. Daha önceleri deli deli fikirlerime alışık olsa da, bu fikir yutabileceğimizden de büyük bir lokma olarak geldi. Yorum yapmasını istediğimde ise cevabı “Kızım. Çok gurur duyuyorum ve senin adına çok seviniyorum; ama inan biz de ana babayız, biz de endişeleniyoruz.” oldu.
  • Nisan 2012’den Aralık 2012’ye kadar geçen süre benim için psikolojik hazırlık süreci oldu. Neredeyse aynı dönemlerde benzer bir yolculuğu gerçekleştirmeyi planlayan bir arkadaşımla her gün kendimizi daha da çok motive ettik. Her iş gününe yeni bir harita ile, yeni bir gezilecek yer ismi ile başladık.
  • Ocak 2013’te geçerli olmak üzere istifamı verdim, kullanmadığım izinlerimi aldım ve 13 Aralık 2012 Perşembe günü Yeni Delhi, Hindistan’a tek yön biletim ile yolculuğuma başladım. O gün bugündür de yoldayım. Babamın yanında çalışan ve babama baktığı kahve falı sonrasında ailede büyük umutlar yaratmış teyzenin “Altı vakte kadar dönecek.” lafına inat yoldaki ilk altı ayımı tamamladım.

Yolda Tek Başına Bir Kadın Olmak

  • Evet, bir kadın olarak tek başıma yolculuk ediyorum. Daha önce bu konuda biraz deneyimim vardı; fakat hiçbir zaman iki – üç haftayı geçmemişti. Hep söylerim, bazen gereksiz olabilecek boyutta aptal cesaretim vardır. O yüzden yola tek başına çıkma fikri, en başından beri beni hiç korkutmadı. Yola çıktığım ilk gün Yeni Delhi’de yaşadığım talihsiz olaylar dizisi sonrasında ne yaptığımı, neden yaptığımı ve ne için tek başıma yaptığımı sorgulasam da; yolda geçirdiğim her gün sonunda bunu iyiki yapıyorum demekten öteye gidemedim. Hayatımda verdiğim en mantıklı kararı vermiş olduğumu her noktada kendime tekrar tekrar kanıtladım.
  • Yaşıtlarım evlenmiş, çocuk doğururken, kariyerlerinde iyi yerlere gelirken, benim Ankara’daki gül gibi işimi bırakıp yollara düşmem, belli cephelerde “Deli misaaan?” (gerçekten bu tonlama ile ama) tepkisi yaratsa da, bu tepkiler benim şevkimi kırmaktan çok, daha motive edici oldu. Çok isterdim bana bu tepkiyi verenlerin, şu anda deneyimlediklerimin azıcık bir kısmını bile olsa yaşayıp görebilmelerini.
  • Sanıyorum ki en zoru ailem cephesinde oldu. İstifa etmeden önce hala ailemle beraber yaşıyordum. (Bu yolculuğu karşılayabilecek parayı biriktirmemdeki en büyük etken de budur) Ve kim ne derse desin, geleneklerine bağlı bir Türk ailesinde yetiştim. İki kız çocuğuna sahip, koruma iç güdüsü gelişmiş bir baba ve son derece fedakar bir anneye sahibim. Ben yola çıktıktan sonra bile birçok eşe, dosta, akrabaya benim bunu neden yaptığımı anlatmakta zorluk çektiklerini ve “Neden izin verdiniz?” tepkisi ile karşılaştıklarını biliyorum. Onların “ben” olmama izin veren sonsuz destekleri olmasaydı bu yolculuk hayalden öteye gidemezdi. Bu yüzden bir kez daha buradan teşekkür ediyorum.

Anıl Kangal

**********************************

Who am I?

  • I was born in Ankara, July 31st 1986. I studied International Relations at Ankara University, Faculty of Political Sciences and got an MA degree from Globalization and Development Program at School of Oriental and African Studies (SOAS). I’ve worked in several European Union projects under the supervision of ministries here in Turkey, until December 2012.

Why am I traveling?

  • I started walking pretty late compared to other kids around me. It took me about 15 months before I took my first step and I began running around thereafter. Instead of walking, as a kid, I had the habit of running everywhere in a clumsy way. Maybe that’s the reason why I still have the urge to run everywhere all the time. – I was 13 years old the first time I travelled abroad. I was selected by my high school to attend an international conference in Holland. I was so young that every single thing fascinated me and it took me a while to take in this experience. – When attending university, I got to travel to Europe and different destinations in North America either for conferences or vacations with my friends. Summer holiday in sophomore year, I went to Bordeaux, France to work in restoration of an old furnace. Then I visited several different places in France with a gigantic luggage. Summer holiday in junior year, I rented a place in Barcelona, Spain for a month with my friends. (I know it sounds ‘too good to be true’ but the rent was actually so low that it’s impossible to find a single room for that price in Turkey). At the end of that month, again with my gigantic luggage (it was an era known as ‘Anil doesn’t even quite know how to pack her bags yet’), I hit the roads. I attended to one of Europe’s biggest music festivals all by myself. I didn’t have a tent, a hotel room or the money to afford any of those. God knows how I spent those four days! – When I graduated in 2007, as someone who got to see the world a bit, Europe was not enough. Even though there were many places that I haven’t seen in the old continent, believing that Europe will remain as it is for the next fifty years, I’ve travelled to many countries in Middle East, North Africa, Balkans and Far East with my friends, colleagues and by myself. – Entering professional life meant economic freedom for me, thus a new era began. Thanks to my job, I was able to take time off pretty much whenever I wanted to and I tried visiting different countries every time I’m on leave. I went to Berlin for three days, Pristina for two and a half days, Beirut for one and a half days only because I found very cheap plane tickets and I didn’t think twice.

Why Am I On a World Tour?

  • I’ve always been a person who loves to challenge herself and I’ve learned so much about me and other cultures by traveling to many corners of the world. I think traveling has always been my safe haven. Some people hit the road in search of something but my situation was the contrary. I found out that traveling made me feel happy and safe.
  • Just when I was slightly touched by the quarter life crisis and four years into my career, on April 2012, I sat down to talk about my lifelong dream of a world tour with my family. When we were having dinner, I talked to my dad about my plans in detail. My dad kept his silence for a while after I finished talking. I thought he must be used to my crazy ideas by that time but I guess the idea of a world tour was a hard pill to swallow. When I asked his opinion openly, he said: ‘my dear, I’m proud of you and very happy for you but being parents, I think it’s natural for us to be worried’.
  • I’ve mentally prepared myself starting from April 2012 until December 2012. During that time, I’ve been in contact with a friend who was planning a similar journey and we motivated one another. Every weekday has started with a plan of a new place to visit.
  • I submitted my resignation to be valid from January 2013, I took two weeks off and I started my tour on December 13th, 2012 with a one-way ticket to New Delhi, India. And I’ve been traveling since then. Once, someone at my dad’s office read his fortune and said that I’d come back after six months and made my family very happy. Contrary to this prediction, I’ve been traveling for a year now.

Touring the World as a Woman

  • I travel alone as a woman. I had experience about traveling alone from before but it wasn’t more than two-three weeks. I always say, I’m (sometimes) courageous enough to put myself in weird situations. Maybe because of that, being alone on the road didn’t scare me a bit at the beginning. I had a chain of unfortunate events on my first day in New Delhi and that made me question what I was doing, why I was doing it and why I was by myself. Nevertheless, every day in this journey I proved myself that I was thankful for traveling around the world and this has been the best decision I’ve ever made.
  • While many of my friends my age were getting married, having children and advancing in their careers, I was on a world tour, quit my ‘awesome’ job in Ankara and that caused some to ask me if I was crazy or not. This kind of reactions didn’t discourage me at all; in fact, I’d love those who reacted that way were able to see a couple places I’ve been to.
  • I think the most challenging part of my journey has been leaving my family. I was living with them before I quit my job (that’s the reason why I was able to save the money for the journey in the first place) and I was born and raised in a traditional Turkish family. I have a sister, a devoted mom and a protective dad. Even after a few months I have started traveling, I know for certain that they had to explain why they let me to do this to many people in their social circles. I couldn’t even dare to dream to go on a world tour if it wasn’t for their endless support that helped me to find myself. Thus, from here, I want to thank them once again.

Anıl Kangal

538717_10151175110806211_1639123905_n

Reklamlar

53 responses »

  1. Belki aramızda çok bir yaş farkı yok; ama her zaman benim hayatımda bir idol olarak yer aldın. Vermiş olduğun kararlar, kendinden emin duruşun ve en önemlisi hayallerini ertelememen… En güzel örneği de bu galiba: Zamanının geldiğine karar verdiğin an bir kez bile tereddüt etmeden gerçekleştirdin. Belki de Türkiye’de birçok kadına örnek olacak bir figür halini aldın.

    Bunların yanı sıra bilgilerini kendine saklamadın, herkesin öğrenip yararlanabilmesi için insanlarla paylaştın. İnan bana, çok da başarılısın bu konuda. Yazılarını okurken sanki seninle beraber birebir yaşıyorum her anı. Çekmiş olduğun fotoğraflar, akıcı dilin.. Aklında hiç dünya turu fikri olmayan bir insanı bile program yapmaya ikna edecek cinsten. Yeni maceralarını okumak için merakla bekliyor olacağım!

      • gezileriniz içinn baya para harcıyoo olmalısınızz…gezmek guzel şey ama parasız imkansız 🙂

      • Aslını isterseniz harcamıyorum. Çünkü sadece temel ihtiyaçlarıma (barınma, ulaşım, yemek) para harcıyorum. 9 ayda harcadığım para, Ankara’da yaşarken 9 ayda harcadığım paraya kıyasla çok az.

  2. an itibariyle kesfettim blogunu. yil sonunda istifayi basip doguya gidecek kadin bir gezgin olarak inanilmaz mutlu oldum. deneyimlerinden ve guncel bilgi paylasimlarindan istifade etmek icin takip edecegim. yolun acik olsun. sevgiler 😉

    • çok çok teşekkür ederim. yedi ay sonunda hiç şüphe etmeden diyebilirim ki verdiğim en mantıklı kararlardan bir tanesi olmuş. benzer bir rota izliyorsak, umarım yazılarımla yardımcı olabilirim. 🙂

  3. Canım kuzum , o bedene ne buyuk bır yurek sıgdırmışsın. Bu karalılık , bu azım ,bu cesaret kac kısıde vardır, bılmem ama senın yazılarını gogsum kabarak okuyorum,ve ışte bu benım kızım dıyorum,senınle gurur duyuyorum,senı sevıyorum .Allah senı kanatları altına alsın nazarlardan korusun canımmmmm benımmmm. Senı sevıyorum.

  4. Sevgili Anıl merhaba,
    Ben “niye izin verdiniz” diyen akrabalardan değilim.. Yaptıkların çok hoşuma gitti, aferin sana!..
    İlk duyduğumdan beri yazılarını takip ediyorum.Yazdıkların ve fotoların harika, hayranlıkla izliyorum.
    Sevgilerimle

  5. ben seninle her gün gurur duyuyorum… yıllar önce boşuna saviour dememişim sana..
    yolun açık olsun hep, keyifle devam et anılım..

  6. canımın içi yiğenim seni tahmin edemeyeceğin kadar çok seviyorum seninle herzaman gurur duyuyorum yazılarını takip ediyorum sana imreniyorum Allah hepsinin yanında olsun korusun yolun açık olsun canım

  7. Canım kızım, sen hep farklıydın… Dünya’ya fark atanlar senin gibiler.
    Ne para ne pul ne ün ne şöhret… Yolların sana kazandırdığını bunların hiç biri
    Veremez. Biliyorum ki, bu yollar “seni sana kazandırıyor” daha ne olsun.
    53 yaşında hala “kendini bilme” yolunun yolcusu Halan seninle gurur duyuyor ve seni çok iyi
    Anlıyor.
    Seni çok seven kıymetli Ebeveynlerini, kardeşim Reşat ve Özcan’ı çok takdire şayan buluyorum.
    Gerçekten çok özel ve değerli bir anne ve baba. Şu yaşıma kadar görüp tanıdığım. Her ana- baba’ya örnek teşkil edecek niteliklere sahipler. Onlarla gurur duyuyorum. Bir ailenin çoçuğunun yaşamını ve hayatını kararlarıyla nasıl etkileyip kendilerinin ve toplumun istedikleri gibi şekil verme dayatmalarını zorlamalarını birebir yaşamış bir kadın olarak, onlar benim örnek anne-baba modelim.
    Hepinizi çok seviyorum…
    Yürü güzel kızım…

  8. Sen bu yolculuga cikarken sanirim ben en fazla tepki verenlerdendim. Simdi aynada kendime bakiyorum da, gülmekten ne diyeceğimi bilemiyorum inan. Seninle gurur duyuyorum. Aslında hep duydum, sadece söylemek için bu anı bekledim…

  9. Bir bayan olarak yalnız başına yaptığın bu seyahatin “kız başıma nasıl yalnız gezerim”cilere örnek olmasını diliyorum, ki olacağından da şüphem yok. Bundan itibaren bunu söyleyenleri hiç uzatmadan sana havale edeceğim. Yolun açık olsun, selamlar.

  10. Sevgili Anıl ben de naçizate gezen biriyim ve hatta gezme tarzlarımız da benzer. Sabah ola hayrola. 18 yaşındaki kızım için kurduğum hayalleri gerçekleştiren birine söyleyebilecek sözler sınırlı. Özgürlüğün tadını çıkart, yarın hiç olmayacakmışçasına.
    takdir ve tebriklerimle
    Erkan Öztürk

    • Sevgili Erkan Bey,

      Ne kadar mutlu oldum yazdıklarınızı okurken. Gezginlik ruhu genetik mi bilemem; ama umarım kızınız da bu muhteşem deneyimi tadar ve sizi, bizi, hepimizi gururlandırır zamanı gelince. Yolumuz açık olsun. 🙂

  11. Sevgili Anıl arkadaş, öncelikle babanı ve anneni tebrik ediyorum. Sana bu olanağı verdikleri için… Ben yaşı geldiğinde oğluma böyle bir izin verebilir miyim bilmiyorum..Ve tabii seni de tebrik ediyorum…Güç seninle olsun. Gezinde mutlaka notlar al… Geldiğinde yazarsın. Bir kaç fotoğraf da iyi olur.. Dünyanın her yerine izini bırak. Dünya seni tanısın…Biz bu vesile ile tanıdık ve mutlu olduk.
    Sevgiler, saygılar…..GÜRKAN EMECAN, İSTANBUL

    • Sevgili Gürkan Bey, kesinlikle haklısınız. Ailemin desteği olmasa böyle bir şeyi yapmam çok zor olurdu. Bana hayatımdaki çoğu seçimimde destek olmasalardı, böyle bir şeye karar vermem bile mümkün olmazdı üstelik. Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. 🙂

  12. harika … hayran oldum … gönülden .. yüreğine – cesaretine sağlık .. biz kadınlar aslında çok güçlüyüz … çok çokkk güçlüyüz hatta … bunu bi kere daha göstermiş oldun 🙂 tebrikler

  13. Merhaba,blogunuzu şu an keşfettim ve size,yaşam tarzınıza hayran kaldım.Okulum bitince bende dünyayı dolaşmak istiyorum ve yazdıklarınız,hayatınız bana güzel bir örnek oldu.Arkadaşlarım arasında özgür kız olarak anılıyorum çünkü sizin gibi bende yolculukları seviyorum ve ne zaman hayatın monotonluğu içinde sıkışmış hissetsem yolculuklara sığınıyorum.Sizi tanıdığım için mutluyum.Yolunuz açık olsun 🙂 Tebrik ederim 🙂

    • Feray cok tesekkur ederim sozlerin icin. Ne guzel yolculuk etmeyi seven hemscinslerim oldugunu gormek ve benim yolculugumun motive edici etkilerini duymak. Cok sevgiler. 🙂

      • Rica ederim anıl abla,umarım bir gün bir yerde karşılaşırız ve seni tanıma fırsatı bulurum ve teşekkür ederim yolculuk notlarını bizimle paylaştığın için, çok çok Sevgiler 🙂

  14. Merhabalar,

    Adınızı ve yolculuğunuzu yakın bir arkadaşımdan daha önce duymuştum lakin böyle bir sayfa ile karşılacağımı ummuyordum. Sonunu merak ettiğiniz bir kitabı 1 saatte okur gibi nerden nereye gitmiş heyecanı ile okudum. Tebrik ederim, hep hayal edip asla fırsat bulamayacağım yerlere gitmişsiniz. Şu an Varlıbaş Holding’de çalışıyorum, maddi olarak herhangi bir sıkıntım yok ama 1 hafta bile iş dışında bir yere gitme lüksüm de yok. O yüzden cesaretinize saygı duydum. Çok radikal ve asil bir karar. Umarım döndüğünüzde kendi alanınızda çok daha ileri gitme şansınız olur, istikbaliniz açık olsun.

    • Kerem Bey, çok sağolun ilginiz, yorumunuz ve güzel dilekleriniz için. Sanırım bazen tüm cesareti toplayıp o ilk adımı atmak gerekiyor, sonrası ise keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir macera.

  15. Güneş almayan ofis ortamlarının daralttığı bünyeleri arada sırada aklına gelip okuduğunda bir süreliğine de olsa nerde olduğunu unutturan, başka hayatların da mümkün olduğunu hatırlatan insan,
    yolun açık olsun,
    koray.

  16. Sevgili Anıl
    Bende siyasal mezunuyum ve sana bakınca 14 sene önceki halimi hatırlıyorum… En büyük hayalim olan başka ülkeleri gezip görmeyi 35. ülke olan Avustralya’da sonlandırdım ve artık burda yaşıyorum… Dünya turu yapamasamda dünyanın en güzel ülkesi saydığım Türkiye’den sonra Avustralya da yeni bir hayat kurduğum için de oldukça mutluyum…
    Sana nacizane tavsiyem gideceğin ülkelerin turistik yerleri dışında olumsuz yanlarınıda araştırman! Yoksa tatsız birşeyle karşılaşır ve hatta belkide Türkiye’ye bile dönemezsin!

    Seni cesaretinden dolayı kutluyor ve dünyanın en güzel ülkesine biran önce dönmeni diliyorum…
    iyi seyahatler….
    Serkan Hakan Kara

    • Sevgili Serkan Bey,

      Çok teşekkür ediyorum güzel sözleriniz ve ilginiz için. 🙂 Merak etmeyin, harika yerler görsem de döneceğim yerin yine de kürkçü dükkanım olacağını biliyorum. Sevgiler.

  17. Tek başına ülkeler gezmenin lezzetini biliyor ve yaşıyorum, benim de şimdilik 37 ülke oldu. Harika bir yolculuk yapıyorsun cesur ve meraklı Anıl, yolda biriktirdiklerin sayesinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

  18. Merhaba Anıl, ben de defalarca gezdiğin coğrafyalarda, yakınlarında yalnız başıma yolculuk yaptım ama bu kadar uzun soluklusuna çıkmamıştım. Takdir ettim, hayran kaldım, büyülendim 🙂 Dönebilmen güzel…yine yollara keyifle düşmen dileğiyle!

    • Çok teşekkürler güzel sözleriniz için. Eminim sizin de bildiğiniz gibi yolda olmanın tadını alan birisi için, yollar bitmez. Daha nicelerine, benzer dileklerimle. 🙂

  19. Merhaba,
    Seyahatiniz sırasında ne kadar para harcadınız.? ya da Ankara’da yaşarken 9 ayda ne kadar para harcıyordunuz?

    • Merhabalar,

      17,5 ayda bütün masraflarım dahil harcadığım para 32.000 USD. Günlük bazda hesaplanırsa 60 USD gibi bir miktar yapıyor. Ama eklemek lazım bu tür bir yolculuğu çok daha aza mal etmek mümkün. Ben gittiğim ülkelerde çok fazla şehir geziyorum; çeşitli tur ve etkinliklere katılıyorum, her şeyden önemlisi ise imkan varsa mutlaka dalış yapıyorum. Bütün bunlar ekstra maliyet olarak ortaya çıkıyor. Sevgiler, selamlar.

  20. İlk kez bugün TEDx Reset sunumlarına bakarken videonuzu farkedip izledim, ordan da merak edip web’de hakkınızda yayınlanmış pekçok video, blog post ve fotoğraf inceledim. Gerçekten pek çok yönüyle örnek bir iş yapmışsınız. Sizi ve ailenizi cesaretinizden ötürü tebrik ederim. Başarılarınızın devamını dilerim. Bugün bana ilham verip beni motive ettiğiniz için ben de sizi motive etmek niyetiyle bu yorumu paylaşmak istedim. Çok teşekkürler, yolunuz açık ve aydınlık olsun.

    • Sevgili Bülent, asıl ben teşekkür ederim. Ne güzel yazmışsın. Geri dönüşleri bu şekilde alabilmek, yolculuğun kendisinden bile daha mutlu ediyor beni. Sevgiler, selamlar.

  21. Sevgili Anıl bugün tüm yazılarını okudum ,çok cesur bir insansın. Kızların ‘Sen kızsın otur ,sus ,söz dinle’ diye yetiştirildiği bu topraklarda seni tanımak iyi geldi. İçimi ferahlattın
    Ben yanında taşıdığın eşyaları merak ettim bavul hazırlamanın püf noktalarını paylaşırsan sevinirim

    • Sevgili Olcay,

      Çok teşekkür ederim bu yorumun için. Bir süredir blog’u kullanmıyorum, lakin son bir ayım bile hala eksik. 🙂 Ama bavul hazırlama konusunda hep aynı şeyi söylerlerler. Neye ihtiyacın olduğunu düşünüyorsan, onun yarısını al. Ben yola çıktığımda 45 + 10 litrelik bir sırt çantası ve 20 kilo ile geziyordum. Geziyi ise 40 litrelik bir sırt çanası ve 8 kilo eşya ile tamamladım. O yüzden tek tavsiyem olabildiğince az tutmanız yükünüzü. Zaten bir şeyler eksik kalırsa, her yerden, her şekilde temin edilebiliyor.

  22. Cesur kiz,yolun acik,hayellerin gercek olsun,korkma,gez,dolas,paylas bilgiyi,yasadiklarinla,anilacaksin,bir cok kimsenin imkanlari el verdigi halde,cesaretsizlikten,yapamadigini,cesur yureginle yapiyorsun,kutluyorum sizi.Yasamak gezmektir,yasamak yeni cografyalar görmektir,yasamak dunyanin bir ucunda hic tanimadigin insanlarla karsilasmak,onlari yasami paylasmaktir.

    sevgi ile kal,yuregindeki gezi sevgisi hic bitmesin,yolun daima acik olsun,gezgin kardesim.

  23. Brunei ile bilgi ararken buldum sayfanızı.
    çok eğlendim.
    hele bruneyiye giriş çıkışınıza bayıldım.
    bende biraz once öğrendim brunei vize istemiyormuş hazırandan beri.
    he heeyy yaşasın ddeim.
    yarın doğrulayacağım.
    sizi sevgiyle tebrik edityorum

    • Merhabalar,

      Güzel mesajınız için çok teşekkür ederim. 🙂 Umarım sizin şansınız benimkinden yaver gitmiştir de giriş yapabilmişsinizdir ülkeye. Yolunuz açık olsun. Sevgiler, selamlar.

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s