Leimebamba, Peru.

Standard

15 Nisan 2014, Salı.

DSC07729

DSC07732

DSC07733

Benzin istasyonu.

DSC07735

DSC07736

DSC07744

DSC07745

DSC07746

DSC07748

DSC07750

DSC07754

Müzeye doğru yürürken etkileyici manzaralara denk geliyoruz.

DSC07767

DSC07755

DSC07764

Kentikafe müze ziyareti öncesi ya da sonrasında mutlaka uğranması gerekilen bir mekan.

DSC07768

DSC07770

DSC07771

DSC07773

Museo Leimebamba.

DSC07774

Kolye gibi gözüken bu ipler aslında Kolomb öncesi dönemde takvim olarak kullanılıyor.

DSC07777

DSC07778

Bu hayvancıklar çanta olarak kullanılıyormuş.

DSC07779

DSC07781

DSC07783

DSC07785

DSC07786

DSC07788

DSC07790

Museo Leimebamba’da sergilenen mumyalar ve tabii ki aslında fotoğraf çekmek yasak.

DSC07795

Müzeden dönüş yolunda yağmur etkisini artırıyor.

DSC07798

DSC07799

DSC07800

IMG_5943

DSC07802

DSC07806

Leimebamba’dan manzaralar.

DSC07807

Leimebamba ana meydanı.

DSC07808

Sağlıklı içecek tezgahlarında her türlü baharat ve bitki bol şekerle karıştırılıyor.

Gece çok az uyumama rağmen sabah erkenden uyanıyorum. Amacım şehre 60 kilometre uzakta bulunan ve müzesi ile meşhur Leimebamba’ya gidebilmek. Hostelin sahibi Jose’den bu şehre nasıl ulaşabileceğimi öğrenmeye çalışırken, şansıma Jose yarım saat sonra kalkacak bir otobüsten bahsediyor. Üstelik benimle beraber hostelden gidecek bir de Gallerli bir aile bulunuyor. Otobüs firmasını arayıp bana yer ayırtıyoruz. Ben o arada gidip eşyalarımı toplayıp hazır beklemeye başlıyorum. Sonunda küçük bir minibüs bizi hostelimizden alıyor. Dört saatlik Leimebamba maceramız da bu şekilde başlıyor.

60 kilometre dediğime bakmayın, yollar o kadar virajlı ki, ister istemez saatte yirmi kilometreden hızlı gidemiyoruz. Öğlene doğru küçücük bir ana meydan ve iki üç sokaktan oluşan Leimebamba’ya varıyoruz. Bu sırada Gallerli aile de muhabbete başlıyoruz. Simon altı aya yakındır Latin Amerika’yı geziyor ve gönüllülük yapıyor. Annesi ve babası Pippa ve Ric de Simon’a eşlik etmek adına tatillerini Peru’da geçirmeye karar veriyorlar. Hep beraber Jose’nin önerdiği ana meydan üzerinde bulunan ve inşaatı hala devam eden bir otelde konaklamaya karar veriyoruz. Otelin yarısı yapılmış, yarısı hala inşaat halinde olmasına rağmen bize önerdikleri ucuz fiyatları reddedemiyoruz.

Eşyalarımızı odalarımıza bıraktıktan sonra da Leimebamba’nın meşhur müzesini görmek üzere yola koyuluyoruz. Şehrin daracık sokaklarından ilerledikten sonra genişçe bir yeşillik alana denk geliyoruz. Buradaki futbol sahasında okuldan yeni çıkmış çocuklar futbol oynuyorlar. Bir yandan da şehirlerine yeni gelmiş biz yabancılara meraklı gözlerle bakıyorlar. Bu yeşillik alanın sonundan müzenin bulunduğu tepeye doğru merdivenler uzanıyor. Anlatılanlara göre yereller bu merdivenleri kendileri inşa etmişler. Merdivenlerden yukarı çıktıkça uçsuz bucaksız yeşilliklerin arasına konuşlanmış bu şehrin manzarasını da daha iyi fark etmeye başlıyorsunuz. Yeşilin her tonu akarsuların etrafında kendisini belli ediyor. Arada hafif atıştıran yağmur da ortama ayrı bir hava katıyor. Nefesimizi tutmuş müzeye doğru manzaranın tadını çıkara çıkara ilerliyoruz.

Müzeyi ziyaret etmeden önce ben internetten okuduğum üzere müzenin tam da karşısında yer alan ‘Kentikafe’ye girmeyi öneriyorum. Bu küçük cafe, müzeyi inşa eden takım üyelerinden Avustruyalı bir arkeologa ait. Cafe’nin ünlü kahvesi ve tatlıları bir yana, arka bahçesinde besledikleri sinekkuşları bu sevimli mekanın Leimebamba’nın en ünlü noktası olmasında rol oynuyor. Yeşillikler arasında bir masaya oturup kahvelerimizi ve sandviçlerimizi söylüyoruz. Bu sırada başımızın üzerinde uçan onlarca sinekkuşunun narinliğine hayran kalıyoruz. Karnımızı doyurup bir saat kadar mola verdikten sonra da müzeyi ziyaret ediyoruz.

Normalde ziyaret rotasında çok da bulunmayacak bu şehrin ve dolayısıyla ‘Museo Leimebamba’ olarak da bilinen müzenin ünlü olmasının ana nedeni bölgedeki çiftçiler tarafından 1996 yılında keşfedilen altı adet “chullpa” yani mezar kulesi. “Laguna de los condores” isimli göle bakan bir tepede, bulut ormanından 100 metre yüksekte bir çıkıntıda yer alan bu altı kulede toplamda 219 mumya ve 2000’den fazla eser bulunmuş. Bu mumyalar ve eserler Leimebamba Müzesi’nde sergileniyor. Bazıları kumaş içerisinde, bazıları ise iplerle sarılmış mumyaların şekilleri oldukça ürkütücü duruyor. Müzenin inşası için Avusturya’nın bölgeye 800.000 USD verdiği söyleniyor. Dilerseniz ‘Laguna de los Condores’i de atlarla ziyaret edebiliyorsunuz; ama turlar 2-3 gün sürüyor.

Biz bir saate yakın müzede oyalanıyoruz. Gerçekten de mumyaları görmek adına, bu küçük şehirde durduğumuza o kadar seviniyorum ki ben. Mumyaların yüz ifadeleri, ellerinin suratlarına doğru duruş biçimleri, sıralanışları, bazı mumyaları kaplayan tekstillerin işlemeleri… daha önce gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. Bazı mumyalar adeta Edvard Munch’ın ‘Çığlık’ tablosundan fırlamışı andırıyor.

Müzeyi ziyaret ettikten sonra geldiğimiz yoldan dönmemek adına kendimize alternatif yürüyüş rotası arıyoruz ve tarlalar arasından çamurlara bata çıka şehir merkezine doğru ilerliyoruz. Şehir merkezine vardığımızda Simon ile biz biraz sokaklarda dolanıp fotoğraf çekiyoruz. Sonrasında da akşam yemeği için buluşmak üzere odalara çekiliyoruz.

Hava karardığında da yemek arayışı ile dışarı çıkıyoruz. Şehirde toplasanız zaten 2-3 mekan bulunuyor, bunlardan birkaç tanesini hijyenik nedenlerle, diğerlerini de Pippa vejetaryan olduğu için eliyoruz. Sonunda bulduğumuz bir evin ön verandasına kurulmuş restoranda karnımızı doyuruyoruz. Hava kararmasına rağmen şehirde değişik bir atmosfer var. Ana meydanda birçok aile oturuyor, herkes dükkanlarının önünde, iki üç mağazadan yüksek müzik sesleri yükseliyor. Odalara çekilmeden önce meydanda aloe vera ile garip jöleli bir içecek yapan teyzenin önünde biraz oyalanıyoruz. Sonrasında fark ediyoruz ki, sokaktan her geçen bu küçük tezgaha uğramadan geceyi sonlandırmıyor. Biz de içeceklerimizi yudumlayıp odaların yolunu tutuyoruz.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s