Chachapoyas, Peru.

Standard

14 Nisan 2014, Pazartesi.

DSC07631

DSC07632

DSC07634

 

Luyo, yol üzerinde denk geldiğim küçücük bir kasaba.

DSC07635

DSC07637

 

Evler genelde tuğlalar ile inşa edildikten sonra belirli bir tür toprak ile kaplanıyorlar.

DSC07639

 

Cruzpata’dan Karajia’ya uzanan yola girmeden önce.

DSC07640

 

IMG_5718

 

IMG_5720

DSC07644

 

Tarlalar arasından çamurlara bata çıka ilerlemek gerekiyor.

DSC07648

DSC07654

DSC07666

DSC07670

DSC07679

 

Anıt mezarlar muazzam bir kayalıkta uçuruma bakacak şekilde yer alıyorlar.

IMG_5770

Dönüşü at sırtında yapıyorum.

DSC07692

 

Chachapoyas sokakları.

DSC07693

DSC07694

 

DSC07712

Zoom’u olmayan fotoğraf makinesi ile kanlı ayı çekmeye çalışınca sonuç pek başarılı olmuyor.

DSC07709

 

Terastan Chachapoyas manzarası.

IMG_5779

IMG_5780

IMG_5781

Instituto Nacional de Cultura Museo’nun ürkütücü mumyaları.

Chachapoyas’ın etrafında o kadar çok gezilecek görülecek mekan var ki, burada bir ay da kalsanız tamamına zamanınız yetmeyebilir. Kuelap, Karajia, Revash, Tajopampa gibi tarihi kalıntılara ek olarak bölgede harika yürüyüş rotaları da bulunuyor. Dilerseniz şehrin biraz dışarısına çıktığınızda bulut ormanları ve şelaleler  ile karşılaşabiliyorsunuz. Bunlar arasında özellikle dünyanın dördüncü yüksek şelalesi olduğu söylenen Gocta Şelalesi dikkat çekiyor.

Uyandığımda hava yine kapalı ve yağmurlu olduğu için Gocta Şelalesi’ni es geçip Karajia’da bir uçurumda yer alan mumya heykelleri görmeye karar veriyorum. Kahvaltıdan sonra hostelden çıkıp ana meydan etrafındaki tur firmalarını gezerek Karajia’ya tur olup olmadığını soruyorum. Şansıma bölgeye talep yok, ne yazık ki tur da yok. Ben de hostele dönüp Jose’ye durumu anlatıyorum. Jose dilersem bölgeye kendim gidebileceğimi söylüyor. Bunun için iki araç değiştirmem gerektiğini anlatıyor.

Verdiği tarifleri dinleyerek pazarın yakınlarından kalkan ve Luya isimli şehre giden bir minibüse biniyorum. Yolculuk sırasında tanıştığım Raul amca bana Lima’da yaşadığından ve hayatından bahsederken arada bölgeye ilişkin ipuçları vermeyi de ihmal etmiyor. Luya’dan önce kendi durağı yaklaştığında, inmeden önce tek başıma yolculuk ediyorum diye elime bir dua tutuşturuyor. Luya’da inip Cruzpata isimli şehre giden paylaşılan taksilerden bir tanesine biniyorum. Yol toplamda iki saate yakın sürüyor. Cruzpata’ya vardığımda ise “sarcofagos” olarak bilinen anıt mezarlara uzanan tarlalar arasından geçen çamurlar içindeki yolda kaya kaya yürüyorum. Yol bir noktadan sonra oldukça dikleşiyor. Düşmemeyi becererek sonunda kayaların bulunduğu bölgeye geliyorum. Burada oldukça etkileyici bir noktada içlerinde mumyalar bulunan heykelleri görebiliyorum.

1000 yaşındaki, İnka öncesi döneme ait, her biri iki metre yüksekliğinde bulunan bu altı adet mezar, uçurum kenarında muhteşem bir manzaraya bakıyor. (Eskiden 8 adetmiş, 2 tanesi çökmüş.) Odun, kil ve saman kullanılarak yapılmış bu mezar – heykellerin her biri birer insanı andırıyor. İçlerinde mumya ve değerli eşyalar olduğu biliniyor. Bu uygulama sadece üst düzey şaman, savaşçı ve liderlere yapılıyor. Anıtların üzerinde yer alan iskelet parçalarının ganimet olarak saklandığı düşünülüyor.

Bir süre bölgedeki  banklara oturup bu heykelleri izliyorum, sonrasında da çok geç kalmadan dönüş yoluna koyuluyorum. Ben tırmanışa başlamışken kalabalık bir turist grubu da öfleye pöfleye kayaların arasından yolu inmeye çalışıyor. Grup arasında atları ile yabancıları getiren teyzeler de bulunuyor. Fiyatı sorduğumda o kadar düşük bir rakam söylüyor ki, tepeye kadar olan yolu at sırtında çıkmanın en mantıklı hareket olacağına karar veriyorum. Atın attığı her adımda da içten içe bu kararımdan dolayı seviniyorum.

Yokuşun başına geldiğimde köşe başındaki evin sahipleri otobüsün o bölgeden geçtiğini, iskemlelerden birine oturup bekleyebileceğimi belirtiyorlar. Otobüsün gelmesi yirmi dakikayı buluyor. Geldiğim yolu takip ederek Chachapoyas’a dönüyorum. Önce Luya’ya, oradan da Chachapoyas’a araç değiştiriyorum.

Şehre vardığımda hava hala kararmamış. Ben de ‘Plaza de Armas’ın köşesinde bulunan ‘Instituto Nacional de Cultura Museo’ya uğruyorum. Girişi ücretsiz bu küçücük müzede Kolomb öncesi dönemden kalma birkaç seramiğe ek olarak birkaç tane mumya da yer alıyor. Bu mumyaların surat ifadeleri özellikle dikkat çekiyor.

Sonrasında da bu beyaz koloniyel şehrin sokaklarında birkaç tur atıyorum, akşam yemeğimi yiyorum ve odama geri dönüyorum. Odada bir şeyler okuyup yolculuğumun bir sonraki adımlarını planlamaya uğraşıyorum. Yakınlarda bir yerden belirli aralıklarla yükselen bando sesleri de geceme şenlik katıyor. Çok geç olmadan uyuyakalıyorum. Gece 3 gibi uyandığımda da bir türlü uyku tutmuyor. İnternette dolanırken, ‘blood moon’ olarak bilinen kanlı ay tutulmasının gerçekleşeceği geceye denk geldiğimi fark ediyorum. Hemen üstüme montumu alıp hostelin terasına çıkıyorum. Herkesler uyumuş, sessiz olmaya çalışarak terasta kendime bir yer ayarlıyorum. Yarım saate yakın kıpkırmızı ayı takırdayarak izliyorum. İçten içe bu geceyi kaçırmadığım için teşekkür ediyorum.

13 Nisan 2014, Pazar.

IMG_5778

IMG_5782

IMG_5452

 

Chachapoyas sokaklarında beyaz duvarları çeşitli el izleri süslüyor.

 

DSC07478

DSC07479

 

Kuelap yolunda denk geldiğimiz, dağa yerleştirilmiş mezarlar.

DSC07481

 

Kuelap’a ulaşana kadar etkileyici manzaraları geçiyoruz.

IMG_5498

Kuelap şehrinin maketi.

DSC07496

DSC07487

DSC07490

 

Kaleye giden yolda kullanılan taşlarda çeşitli fosiller ve deniz kabuklarını görebiliyorsunuz.

DSC07630

DSC07491

DSC07492

DSC07493

 

Kaleye uzanan bir kilometrelik yolun manzarası nefes kesici.

DSC07505

 

Kuelap kalesi.

DSC07506

DSC07515

DSC07521

 

Rehberimiz bize antik kentin sırlarını anlatıyor.

DSC07531

DSC07533

DSC07559

 

Eskiden kayalar arasında bulunan bu boşluklarda mumyalar varmış; ama mezar hırsızları çalmış.

DSC07562

DSC07572

DSC07593

 

Görülen evler örnek olsun diye yeniden inşa edilmiş.

IMG_5539

IMG_5549

 

IMG_5564

DSC07602

DSC07613

DSC07621

DSC07626

DSC07628

 

Kuelap’tan detaylar.

Gece otobüs yolculuğu on saate yakın sürüyor ve sabahın erken saatlerinde Peru’nun Amazon bölgesinde yer alan ve pek de turistik güzergahta bulunmayan Chachapoyas’a varıyor. Chachapoyas, Quechua’da ‘sacha’ ve ‘puyus’ kelimelerinin birleşiminden ortaya çıkıyor ve ‘bulut ormanı’ anlamına geliyor. Şehre vardığımda adına yakışır bir şekilde kapalı ve yağmurlu bir hava beni karşılıyor.. Önceden konaklayacağım hostelin rezervasyonunu yaptırdığım için istasyondan çıkar çıkmaz yol kenarında bekleyen taksilerden bir tanesine atlıyorum. Şansıma hostele girdiğimde bana verebilecekleri oda hazır bekliyor.

Odaya eşyalarımı yerleştirdikten sonra aynı gün içerisinde şehre yakın meşhur Kuelap kalıntılarını ziyaret etmek adına tur olup olmadığını soruyorum. Turların sabahları erkenden başladığını bildiğim için, günüm boşa geçsin istemiyorum. Hostelin sahibi Jose 65 PEN karşılığında 08:30’daki tura benim de ismimi yazıyor. Tur öncesi ben bir süreliğine odaya gidip dinleniyorum.

08:30’da Jose ana meydandaki bir tur firmasına götürüyor beni, buradan da katılacağımız turlara göre çeşitli araçlara dağılıyoruz. Aslında şehirde işleyen sistem çok basit. Bütün tur firmaları ortak çalışıyor. Siz hangi firmadan turu satın almış olursanız olun, sonunda aynı birkaç araçtan birine biniyorsunuz. Biz de bekleyen minivanlardan birine atlayıp Kuelap’ın yolunu tutuyoruz. Kıvrık yollardan, dağlar arasından ilerleye ilerleye 3,5 saat içerisinde Kuelap’a varıyoruz.

Kuelap, Güney Amerika’da İnka öncesi döneme ait en büyük arkeolojik kalıntılara ev sahipliği yapıyor. 3000 metre yükseklikte bulunan, 700 metre uzunluğundaki bu oval kalenin içerisinde 400 adet yuvarlak ev bulunuyor. Buranın 800-1100 yılları arasında inşa edildiği ve yapımında Giza Piramidi’nin üç katı taş kullanıldığı söyleniyor. Bölgede zamanında hepsi elit kesimden olan 3500 kişinin yaşadığı biliniyor. Bu antik şehir o kadar izole bir yerde yer alıyor ki, tekrardan keşfedilmesinin 1843 yılını bulduğu anlatılıyor.

Otoparkta indikten sonra ilk olarak küçük müzeyi ziyaret ediyoruz, sonrasında da kalenin girişine kadar bir kilometrelik yolu yürümeye koyuluyoruz. Biz yürüyüşe başladığımızda yağmur da hafiften kendisini belli ediyor. Antik şehre vardığımızda rehberimiz sırasıyla bize çeşitli binaları gösteriyor, bölgede yaşayan insanların geleneklerinden bahsediyor. Bazı yapılarda yer alan saklı işlemeleri ve hayvan suratı şeklindeki kabartmaları işaret ediyor. Manzara o kadar etkileyici ki, o dönemin üst düzey yetkililerinin neden bu bölgeye geldiğini anlamakta çok da zorlanmıyorsunuz. Kalıntılar arasında, bize eşlik eden lamalar arasında 2-3 saat geçiriyoruz. Sonrasında da dönüş yoluna koyuluyoruz. Arada yol üzerinde bir restoranda durup yemek molası veriyoruz.

Üç saatlik dönüş yolu boyunca minibüsteki yaşlı Kolombiyalı çift ve üç kafadar şeklinde gezen Perulu teyzelerle Türkiye’den, siyasi ve ekonomik sorunlardan bahsediyoruz. Benim tamamlayamadığım cümleleri onlar tamamlıyorlar. Sohbet muhabbet derken zamanın nasıl geçtiğini bile fark edemiyoruz. Chachapoyas’ın merkezine döndüğümüzde ise çoktan hava kararmış bile. Ben şehrin ana meydanı ve ara sokaklarında bir iki tur atıyorum. Sonrasında da şehrin en iyi restoranı olduğu söylenen ‘El Tejado’ya gidip bir güzel karnımı doyuruyorum.

Havanın kararmasının da etkisiyle havalar bir anda soğuyor. Çok geç olmadan odamın yolunu tutup akşamı yerel Peru kanallarını izlyerek geçiriyorum.

 

1843 yılını bulmuş. Biz oradayken mekanı gezen tek yabancı grup bizdik. İstatistiklere göre Peru’ya gelen turistlerin sadece %1’i bu bölgeyi ziyaret ediyormuş. Eklemek lazım, sadece kalıntılara gidip gelmek 7 saat sürüyor ve yol boyunca heyelan nedeniyle yolları tıkayan koca kayaları itip yolu tekrardan açmak gerekiyor. Bütün uğraşlara rağmen, gün sonunda iyiki de gittim dediğim bir mekan oldu. Şimdi burada upuzun bir gün biterken Türkiye’deki herkese günaydın.

 

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s