Perquin, El Salvador.

Standard

 

 

11 Şubat 2014, Salı.

DSC03612

 

Perquin sokaklarından.

 

IMG_0103

 

IMG_0116

DSC03613

DSC03615

IMG_0109

IMG_0114

IMG_0115

“Museo de la Revolucion Salvadorena” yani “Salvador Devrim Müzesi”.

Sabah oldukça erken otelden çıkıyorum. Saat daha 08:00’i göstermemişken ana yola kendimi atıp bir önceki günden öğrendiğim kadarıyla otobüs istasyonuna giden 29 numaralı otobüse biniyorum. Otobüs istasyonuna vardığımda ise gitmek istediğim Perquin şehrine direk otobüs olmadığını, öncesinde San Miguel isimli şehre gidip oradan değiştirme yapmam gerektiğini anlıyorum.

Bunun üzerine ilk San Miguel otobüsüne atlıyorum. Ama üç buçuk saatlik yol sonunda ben işlerin çok da istediğim gibi gitmeyeceği hissine kapılıyorum. Lakin, ben Perquin’e olan yolun üç saat sürdüğünü sanarken San Miguel’e vardığımda Perquin’e ulaşmak için en az iki saat daha gitmem gerektiğini söylüyor şoförler. Ben her şeyi bir günde halledip San Salvador’a gideceğimi düşünürken, San Miguel’den kalkan son otobüsün 16:30’da olması her şeyi zora sokuyor.

Otobüslerin sürekli dur kalkları da bana hiç yardımcı olmuyor. El Salvador şu ana kadar gördüğüm en ilginç otobüs yolculuklarına tanık olmama da sebep oluyor. Her seferinde birbiri ardına otobüse binen satıcılar, daha önce gördüğüm ülkelerin aksine oldukça fazlalar. Biri biniyor, biri iniyor. Her gelen elinde yemek kitapları, güneş gözlükleri, sakız, çikolata, kuruyemiş, dondurma, meyve, sebze ve daha sayamayacağım onlarca ilginç ürün ile satış tekniklerini sergiliyor. Sonuç olarak altı buçuk saatlik bir yolculuk sonrasında saat 13:30’u gösterirken El Salvador’un küçücük kasabası Perquin’e varıyorum. Bu ufak kasabanın bu kadar ilgi çekici olmasının nedeni, 1992’de imzalanan barış anlaşmasından önce ülkenin yaşadığı iç savaş sırasında önemli rol oynayan ve beş gerilla organizasyonu çatısında birleştiren “Frente Farabundo Marti para la Liberacion Nacional (FMNL)” yani Farabundo Marti Ulusal Özgürlük Cephesi’nin merkezi olması. Üstelik Honduras sınırında yer alan bu kasaba savaşın en sert sahnelerine de tanık olmuş. Burada bulunan gerilla kamplarında ve iç savaş müzelerinde, savaşa bizzat tanık olmuş gerillalardan birinci elden bilgi alabiliyorsunuz. Şehirde çok da görülecek bir şey olmadığı için benim de ilk işim “Museo de la Revolucion Salvadorena” yani “Salvador Devrim Müzesi”ni ziyaret etmek oluyor. Bu üç odadan oluşan müzede görevli rehber bana teker teker eşyaları, fotoğrafları ve iç savaş tarihini anlatıyor. 1979 ve 1992 yılları arasında devam etmiş El Salvador İç Savaşı temel olarak ordu yönetiminde hükümet ve FMLN altında toplanan gerilla gruplar arasında gerçekleşiyor. Savaş, 1992’de barış anlaşması imzalanınca sona eriyor; ama ülkenin tarihinde unutulmayacak da bir iz bırakıyor.

Bu müzeden çıktıktan sonra koştur koştur “El Campamento Guerillero Simulado” isimli tekrardan canlandırılmış gerilla kampına gidiyorum. Burada bir gerilla kampı nasıl olur, nasıl hissettirir net bir şekilde anlayabiliyorsunuz. Benim amacım bu müzeyi gezdikten sonra “El Mozote” isimli diğer kasabaya gidip toplu katliamın gerçekleştiği kasabayı da gezmek. Üstelik turları yine eski gerillalar düzenliyor; ama buna vaktim olmadığını fark edince Perquin merkezine gidip San Miguel’e gittiğini öğrendiğim bir pick-up’ın arkasına atlıyorum.  Pick-up’ın San Miguel yakınlarında başka bir kasabada durması ve benim otobüs değiştirmem derken San Miguel’e vardığımda saatler 18:00’i gösteriyor. Yani en başından beri çok iyimser davranmışım. Otobüs istasyonundaki görevlilerle konuştuğumda ertesi gün ilk otobüsün 05:30’da olduğunu, istersem ona binebileceğimi ya da direk başkente 50 USD’ye taksi ile gidebileceğimi söylüyorlar. Tekliflerini reddedip otobüs istasyonunun hemen karşısındaki otelden kendime tek kişilik bir oda ayarlıyorum. Bütünün günün yorgunluğu bir anda üzerime çökmüş. Soğuk su ile duş alıp kendime geliyorum. Sonrasında da San Miguel’de ne yapılır ne edilir araştırmaya koyuluyorum. Şehirde akşam saatlerinde her yer karanlığa bürünüyor, ben de şansımı şehrin tek alışveriş merkezine gidip eğer güzel film varsa sinemaya giderek değerlendirmeyi düşünüyorum.

Taksi şoförüm Miguel karısını boşayıp benimle sinemaya gelme konusunda fazlaca ısrarcı olsa da şaka yoluyla geçiştirip alışveriş merkezinde iniyorum. İlk işim yine ve yeniden kaybettiğim telefonumun şarj kablosunu yenilemek oluyor. Sonrasında filmler arasından benim için uygun bir şeyler olmadığını fark edince karnımı doyurup etrafta dolanmaya koyuluyorum. Vaktimin bol olduğunu fark edince de artık Rapunzel’i andıran saçlarımı kestirmek adına neredeyse bir senenin sonunda ilk defa bir kuaföre giriyorum. Saçlarımın yarısına da böylece güle güle diyorum. Çok geç olmadan odaya dönüp İspanyolca filmleri izleyerek uykuya dalıyorum.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s