Semuc Champey, Guatemala.

Standard

 

 

29 Ocak 2014, Çarşamba.

IMG_8795

 

Köprüden atlamalar.

IMG_8790

IMG_8781

Rio Cahabon’da salıncak keyfi.

DSC02967

DSC02970

DSC02976

IMG_8817

DSC02991

DSC02995

DSC02999

DSC03002

IMG_8784

IMG_8843

 

Semuc Champey’den manzaralar.

DSC03007

 

Parkın etrafında maymunlar dolanıyor.

Gece o kadar güzel uyuyorum ki, bunu ifade etmeye sözlerim yetmez. Yatağım rahat, yastığım rahat, hava soğuk değil. Guatemala’ya geldiğimden beri neredeyse ilk adam gibi uykularımdan biri oluyor. Sabah 08:00 gibi uyanıp bütün gün sürecek ve benüm Lanquin’e gelişimin asıl sebebi olan Semuc Champey’i görmek adına hazırlıklara koyuluyorum. Bu sırada Nergiz Hanım’ı da Antigua’ya gitmek üzere hazırlanıyorken buluyorum. Gider ayak beraber fotoğraf çektiriyoruz, Nergiz Hanım da elime arkadaşlarının kendisine getirdiği zeytin ezmesini tutuşturuyor özlemişimdir diye. İşte ben hep bu küçük detaylar yüzünden ülkemi çok özlüyorum. Bir zeytin ezmesi değil mesele, bu düşüncelilik işte.

Saat 08:30’u biraz geçe ben ve benimle beraber olan 5-6 kişilik grup bir pick-up’ın arkasına doluşuyoruz ve Semuc Champey’e olan yol sadece 11 kilometre olmasına rağmen son derece bozuk yollardan hoplaya zıplaya bir saate yakın gidiyoruz. Sonunda Semuc Champey’e vardığımızda ben derin bir oh çekiyorum. Bölgedeki ilk durağımız Kan’Ba Mağaraları oluyor. Mağaralara girmeden önce bütün eşyalarımızı görevlilere bırakıyoruz, bu nedenle mağaralardan herhangi bir fotoğrafım yok; ama inanın bana olmasını çok isterdim. Tek sıra halinde kalabalık bir grup her birimizin eline mumlar veriliyor. İçeri girerken rehber sırayla herkesin suratına yarasa dışkısı ile şekiller çiziyor. Bunun Tanrılara yönelik bir gelenek olduğunu eklemeyi de ihmal etmiyor. Adam kıs kıs gülerken, aramızda en çok eğlenenin kendisi olduğu hissi ise baki. Mağaraya girmemizle kendimizi belimize kadar suyun içinde bulmamız bir oluyor. Başımızdaki rehber mağaranın 11 kilometre boyunca uzandığını, bizim sadece 700 metre kadar içeriye gireceğimizi belirtiyor. Mağara maceramızın bundan sonraki iki saatlik kısmında yüze yüze mağarayı geçiyoruz, mağara içerisinde yer alan şelalelerden tırmanıyoruz, kayalardan hoplayıp zıplıyoruz. Su oldukça sıcak, bu yüzden üşümüyoruz da. Rehberimizin keçi gibi tırmandığı yerlerden bizim geçmemiz saatler alsa da son derece keyifli vakit geçiriyoruz. Böylelikle Kan’ba Mağaraları, benim şu ana kadar ziyaret ettiğim en keyifli mağaralar listesinde ilk sıraları alıyor. Mağaralardan çıktıktan sonra hemen yakınlarda bulunan Rio Cahabon üzerinde de su oyunları başlıyor. İlk olarak sırayla nehir kenarındaki salıncaktan nehrin sularına kendimizi bırakıyoruz. Sonrasında da nehrin üzerinde bulunan sekiz metre yükselikteki köprüden sırayla suya atlıyoruz.

Günlük adrenalinimizi aldıktan sonra bir süre yemek molası veriyoruz. Yol kenarına seyyar restoranda hızlı hızlı bizim içim yemekler hazırlanıyor. Bir süre muhabbet ediyoruz, dinleniyoruz, sonra da Semuc Champey için tekrardan yola koyuluyoruz. Semuc Champey’in bulunduğu milli parka geldiğimizde ise havuzların tadını çıkarmadan önce gözlem noktasına gitmek üzere yarım saat kadar merdivenlerden tırmanıyoruz. Tepeye çıktığımızda ise manzara büyüleyici. İki yemyeşil dağın arasına sıkışmış çeşitli mağara sistemleri arasından geçerek havuzlar oluşturan bu muazzam turkuaz sular çok ilgi görüyor. Manzaranın tadına vardıktan sonra havuzların olduğu bölgeye inip kendimizi kristal sulara atıyoruz. Bizimle beraber olan rehber Pepe, bizi birbirine bağlanan havuzlardan geçiriyor, şelalelerden tırmandırıyor, yosunların oluşturduğu kaydıraklardan kaydırıyor. En etkileyicisi ise şelalelerden bir tanesinin oluşturduğu aşıklar mağarası olarak da bilinen gizli bölme. Burada sadece nefes alabileceğiniz kadar daracık bir alan bulunuyor. Bütün günün hoplamaları ve zıplamaları bir yana ben bu havuzlarda üç kere kayıp düşüyorum. Ertesi güne oluşacak morartılarım bir yana, kafa göz yarmadan da günü bitiriyorum. Gün batımına yakın geldiğimiz gibi pick-up’ın arkasına atlıyoruz. Bitmeyecek gibi gözüken bir yoldan sonra akşam yemeğine doğru hostele varıyoruz. Güzel bir duş, güzel bir yemek derken ben günün kapanışını da 1960’lardan güzel bir film ile yapıyorum: Sult.

28 Ocak 2014, Salı.

IMG_8756

 

Otobüsten yol manzaraları.

IMG_8762

 

Coban sokakları.

IMG_8769

 

Zephyr Lodge’dan Lanquin manzarası.

Saatimin alarmını 04:30’a kuruyorum; ama uyuduğum süre boyunca toplamda sadece 3-4 saatim olsa da yarım saatte bir uyanıyorum. Bunda benim odada kalan teyzenin fena horlaması çok etkili oluyor. Öyle ki saatin alarmını duymam diye kulak tıkaçlarımı bile takamıyorum. Sonunda artık saatin alarmı çıkmadan kalkıp hazırlanmaya karar veriyorum. Hostelin görevlisi teyzeyi çoktan uyanmış beni beklerken buluyorum. Eşyalarımı hızlı hızlı yüklenip gecenin karanlığına çıkıyorum. Bir yandan da konakladığım bölge biraz tehlikeli olduğu için içten içe korkuyorum ve adımlarımı hızlandırıyorum. Otobüs istasyonu sadece beş dakika mesafede olduğu için de içten içe seviniyorum.

Otobüs istasyonuna vardığımda biletimi alıyorum ve eski püskü otobüsüme biniyorum. Şansıma otobüs genel olarak boş ve yanımda kimse oturmuyor. Ben yine bir Anıl klasiği, Guatemala City’de gözlerimi kapatıyorum, açtığımda Coban’dayız ve saat 09:30. Coban, günümün ilk durağı. Burada şehir merkezinin birazcık dışında herkesle beraber inip merkeze varana kadar yürüyorum. Coban’da görülmeye değer; tek başınıza gezmenin tehlikeli olduğu büyükçene bir park (Parque Nacional Las Victorias) ve Finca Santa Margarita isimli bir kahve fabrikası yer alıyor. Ben de şansımı otobüse binmeden önce Finca Santa Margarita’dan yana kullanmak istiyorum. Sırtımda çantalarım yaklaşık bir yarım saat kadar yürüp devasa bir yokuş indikten sonra sonunda fabrikayı buluyorum. Fakat görevlilerden öğrendiğime göre Eylül ayından itibaren fabrikaya olan gezileri sonlandırmışlar, ne gezmemin, ne de orada kahve içmemin imkanı var. Ben de gerisin geri ana yola yeniden çıkıp ilk gördüğüm cafe’ye kendimi atıyorum, sonrasında da çantamı atıyorum. Hava bireden ısınmış, nem kendisini hissettirir bir düzeye gelmiş. Sıcak sütümü istiyorum. Yola çıkacak derecede enerjimi topladığımda da bir taksiye atlayıp beni Lanquin otobüslerinin kalktığı istasyona götürmesini rica ediyorum.

Minicik ve kalabalık bir minibüste kendime zor da olsa bir yer bulmayı başarıyorum. Coban’dan Lanquin’e olan yolculuğum iki saate yakın sürüyor. Yeşilliklerin ortasındaki bu minik kasabada birkaç tane hostel yer alıyor. Ben Sebastian’ın tavsiyesi üzerine Zephyr Lodge’a gidip yerleşiyorum. Hosteli genel olarak çok kendisi içine kapalı (otobüsler, turlar, yemekler, her şey ama her şey kendi sistemleri üzerinden ayarlanıyor, yerellere herhangi bir para gitmiyor) bulsam da manzaraları görülmeye değer. Bir süre kitap okuyorum, biraz dinleniyorum, tertemiz orman havasını bol bol içime çekiyorum. Sonrasında bara indiğimde bir süre oradakilerle muhabbet ediyorum. Çalışanlar hostelde benden başka bir Türk’ün daha olduğunu. Kendisinin yaşına rağmen oldukça çılgın olduğunu ve herkese kendisini çok sevdirdiğini anlatıyorlar bana. Ben de ister istemez meraklanıyorum. Sonrasında da kendisi geldiğinde görevlilerden biri gelip bana kendisini işaret ediyor. Ben de direk yanına gidiyorum ve Nergiz Hanım’la da işte böyle tanışıyoruz. (http://nergizyolda.blogspot.com) Nergiz Hanım da üç aydır Orta Amerika yollarında olduğundan bahsediyor. Bir süredir kimseyle yüzyüze Türkçe konuşmamış olan ben cümleleri toparlamakta biraz zorlansam da son derece mutluyum. Gecenin ilerleyen saatlerinde Nergiz Hanım’ın odasının verandasında rom eşliğinde yıldızlar altında saatlerce, ben artık yorgunluktan pes edinceye kadar muhabbet ediyoruz. Ben uzun zamandan sonra memleketimden birileri ile buralarda karşılaşmanın sevinci ile mutlu mesut odama dönüyorum.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s