Quetzaltenango, Guatemala.

Standard

 

 

 

 

 

 

 

19 Ocak 2014, Pazar.

IMG_8134

Bizim sokağın başlangıcı.

IMG_8269

Quetzaltenango’nun “Kırmızı Fener Sokağı”, üstelik benim evime de sadece üç apartman uzakta.

Tam da olması gerektiği gibi bir pazar. Bütün gün yatakta film izleyip kitap okuyup uyuklamakla geçiyor. Ev rahatlığını hatırlatan günler ve geceler.

18 Ocak 2014, Cumartesi.

IMG_8274

Cafe Baviera’nın duvarlarından.

IMG_8286

Pull & Beer.

Bir sonraki hafta artık İspanyolca dil bilgisini tamamen bitirmek istediğimden Kary ile konuştuktan sonra cumartesi gününe de ders koyuyoruz. Bu benim için oldukça sancılı oluyor. Cumartesi ve pazar günlerini en azından yatakta oyalana oyalana geçirmeye bayılan ben erkenden kalkıp Cafe Baviera’nın yolunu tutuyorum. Cumartesi olmasının avantajı dersi okulda değil de, benim sevdiğim bir cafe’de yapma hakkına sahip olmamız.

Ders sonrasında odaya dönüp bir süre dinleniyorum, sonrasında da akşam bizim ekiple buluşmak üzere parkın yolunu tutuyoruz. İlk durağımız Cafe El Cuartito oluyor. Burada keyifli canlı müzik eşliğinde sürekli genişleyen masamız ve birbiri ardına gelen koca sürahi dolusu Cubana Mojito’larımız ile saatler geçiriyoruz. Sonrasında artık canlı müzik bittiğinde King & Queen’e gidip burada Gerard’ın birbirinden komik sarhoşluk hikayelerini dinliyoruz. Bir noktada gülmekten ağlama aşamasına geldiğimize yemin edebilirim. Sonrasında da gecenin kapanışını yapmak üzere Pull & Beer’a gidiyoruz. Gece boyunca dans ediyoruz. David ile beraber salsadan farklı olarak David & Anıl dansını uyduruyoruz mesela. Artık saatler 01:30’a yaklaşırken barın kapanması ile evlerin yolunu tutuyoruz.

17 Ocak 2014, Cuma.

IMG_8249

Şaşkın Kopito bugün çıplak!

IMG_8268

Şehir merkezindeki modern dans gösterisinden.

Ders çıkışında salsa kursu için hep beraber parkta buluşuyoruz. Andy, Gerard ve Tamara derse yeni başlarken biz de Ian’la eşleşip biraz daha ileri seviye olan hareketleri denemeye kalkışıyoruz. Dans hocası Ericka bizi kendi halimize bıraktığından doğruluğundan çok da emin olmadığımız komik hareketler yapıyoruz. Ama bir saatlik ders güle eğlene geçiyor. Sonrasında da dans kursu sırasında tanıştığımız ABD’li hemşire Angela’nın da bize katılması ile akşam yemeği için daha önce Kylie’nin ev arkadaşının veda yemeğini düzenlediği Thai restoranına gidiyoruz. Yemekler geç gelse de o kadar lezzetli ki kimse şikayet etmiyor. Yemek sonrasında parkta düzenlenen modern dans gösterilerine denk gelip bir süre bu gösterileri izliyoruz. Gösteriler batılı bir grup tarafından organize ediliyor.

Yemek sonrasında herkesin seçimi sakin bir gece geçirmekten yana olduğu için güzel bir film izlemek adına Blue Angel’a gidiyoruz. Uzun süredir film izlemediğinden yakınan David, filmi seçiyor. Patlamış mısır, kepekli kurabiyeler ve sıcak çikolata ise tamamlayıcı unsurlar olarak yardımımıza koşuyor. Keyifli bir gece sonrasında herkes halinden memnun odaların yolunu tutuyoruz.

16 Ocak 2014, Perşembe.

IMG_8216

Okulumuzun şaşkın köpeği Kopito.

Her perşembe olduğu gibi öğlen arasında hep beraber yapılan yemekleri uzun yemek masamız etrafında yiyoruz. Bu hafta benim için tembel teneke haftası olarak da kayda geçiyor. Ders çıkışında doğrudan odanın yolunu tutuyorum. Akşam yemeği hazırlayıp kapanışı güzel bir kitap okuyarak yapıyorum.

15 Ocak 2014, Çarşamba.

DSC02865

DSC02866

 

Siyah İsa kutlamalarında bozuk para oyununa takılıyoruz bir süre.

DSC02874

DSC02869

 

DSC02885

DSC02877

 

DSC02871

 

Kutlamalardan manzaralar.

DSC02889

DSC02870

 

Kasabanın merkez kilisesi Siyah İsa heykeline ev sahipliği yapıyor.

DSC02890

Langırt turnuvası zamanı!

DSC02892

Elle çalışan dönme dolap.

IMG_8181

 

IMG_8192

DSC02893

DSC02894

 

Yakınlardaki kasabalardan gelen Guatemalalı kovboylar yerelleri at gezintisine çıkarmak için hazırlar.

Ders çıkışında hep beraber Chiquilaja isimli minik kasabadaki “Siyah İsa” kutlamaları için yola koyuluyoruz. ABD’li Andy ve Tamara, İrlandalı David ve Gerard gruba yeni katılan isimler. Julio önde, biz arkada muhabbet ede ede otobüs istasyonunun yolunu tutuyoruz.

Tavuk otobüslerle yarım saatlik bir yolculuk sonrasında da Chiquilaja’ya varıyoruz. Bu minik kasaba Katoliklerce her sene 15 Ocak’ta kutlanan, “Cristo Negro” yani Siyah İsa şenliklerine ev sahipliği yapıyor. Bu kutlamaların baş kahramanı ise kasabadaki ana kilisede yer alan siyah İsa heykeli oluyor. Şenliklerin düzenlendiği ana meydana, yemek ve ahşap mobilya satan tezgahların arasından geçerek ilerliyoruz. Yol üzerinde denk geldiğimiz oyun bölgesinde ise bir süre yüzüklere para atma oyununda şansımızı denemeye karar veriyoruz. Sonuç olarak bütün bozuk paraları kaptırıyoruz. Meydana vardığımızda ise canlı müzik eşliğinde dans eden komik maskeli bir grupla karşılaşıyoruz. Kızılderili kostümlerini andıran kıyafetlerini tamamlayan beyaz tenli maskeler oldukça korkunç gözüküyor.

Meydandaki dansları bir süre izledikten sonra önünde kuyruk kuyruk insanların beklediği kilise giriyoruz. Burada girişte bağış yapmamız için bize beyaz zarflar veriliyor. İçeri girdiğimizde ise kapının önünde sıranın aslında sadece Siyah İsa heykeline dokunabilmek için olduğunu fark ediyoruz. Bir süre burada kalıp ibadet ritüellerini izliyoruz. İnsanlar mumlar yakıyor, dualar okuyor, dilekler tutuyorlar. Bir yandan da Siyah İsa’ya dokunup onu öpmek için birbirleri ile yarışıyorlar. Kiliseden çıktıktan sonra bir süre daha dans gösterilerini izliyoruz ve yavaş yavaş geri dönüş yoluna koyuluyoruz.

Tekrardan oyun bölgesinin yanından geçerken de kendimizi bir anda langırt turnuvası yaparken buluyoruz. Biz langırta konsantre olmuş çığlıklar atarken neredeyse bütün yereller de meraklı gözlerle bizi izliyor. Bense bu oyun bölgesinde ilk defa el ile çalışan dönme dolap görüyorum.

Kalabalık arasından sıyrıldıktan sonra otobüslere dönmeden önce yerellerin beş dakikalık at gezintisi yapmak için kovboy kılıklı amcalara 3 Quetzal ödediği alana gidiyoruz. Burada boy boy atları ile kovboy şapkalı ve çizmeli Guatemalalıar yerelleri at gezintisine çıkarmak için bekliyor. Bizden hiç kimse ata binmeye heveslenmeyince bir süre insanları izleyip geri dönüyoruz.

14 Ocak 2014, Salı.

 

IMG_8324

Bake Shop.

Okul sonrasında şehrin “Bake Shop” isimli meşhur pastanesine gitmek üzere yürümeye başlıyorum. Bana kalırsa bu pastane şehrin en ilginç mekanlarından biri. İlginç diyorum; çünkü burası ABD’li amişler tarafından işletiliyor. Nereden nereye yani. Haftanın sadece iki günü – salı ve perşembe – açık. Burada satılan ürünler sadece yabancılar arasında değil; fakat yereller arasında da oldukça popüler. Ben de düzenli olarak ev yapımı yoğurt stoğumu buradan yapıyorum. Pastaneye akşam üzeri uğramış olmanın etkisi ile ürünlerin neredeyse çoğunu tükenmiş buluyorum; ama şansıma yoğurtlar yerlerinde duruyorlar. İki adet yoğurt alıp Democracia Meydanı’ndan da sebzeleri yüklenip eve geri dönüyorum. Kendime güzel bir akşam yemeği hazırlayıp sakin bir salı gecesine merhaba diyorum.

13 Ocak 2014, Pazartesi.

IMG_8043

Daniela ve Kopito.

Okul bugün o kadar kalabalık ki, sanki yeni yılla beraber İspanyolca öğrenmek isteyenlerin sayısı da katlanmış. Benden başka on tane öğrenci daha var ve bunların altısı yeni. Beş saatlik ders sonrasında bir süre muhabbet ediyoruz. Sonrasında da ben bir sonraki haftaların planını yapmak üzere kendimi şehrin güzide cafe’lerinden bir tanesine atıyorum. Saatlerce burada kaldıktan sonra odaya dönüp gecenin kapanışını güzel bir yemek ve filmle yapıyorum.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s