Koh Phi Phi, Tayland.

Standard

21 Haziran 2013, Cuma.

IMG_8011

Deniz kenarında yer alan cafe’lerden bir tanesi.

IMG_8019

Koh Phi Phi’nin yerel yüzü: balıkçılar.

IMG_8040

IMG_8047

Deniz kenarında insanlar böyle deli deli işler yapıyorlar.

Bir önceki gece çok geç bir saatte sona erdiği için gün de geç başlıyor normal olarak. Uyandıktan sonra ilk işimiz konakladığımız yeri değiştirmek oluyor. Daha ucuza, daha geniş bir odayı beş altı oteldeki fiyatları öğrenip rezalet durumdaki odaları gördükten sonra kiralamaya karar veriyoruz. Odaya girdikten sonra bir süre odadaki televizyona kitlenip kalıyoruz. Yabancı kanallara ve Amerikan dizilerine takılıyoruz. Sonrasında ise öğlen yemeği yemek için dışarı çıkıyoruz.

Karnımızı doyurduktan sonra sahilde uzanıyoruz biraz. Hava kapalı olduğu için ben yanmayı çok umursamıyorum. Derken üç saat kitap okuduktan sonra rengimin domates kırmızısına çaldığını fark edince eşyalarımı toplayıp direk odaya Matthew’ın yanına dönüyorum. Duş aldıktan sonra uzunca bir süre odada kalıyorum. Bol bol televizyon izleyip muhabbet ediyoruz.

Bir önceki gecenin yorgunluğundan dolayı bu gece dışarı çıkma planımız yok. Akşam yemeğini yedikten sonra sahile iniyoruz. Partinin dün akşam bırakılan yerden devam ettiğini görünce odaya dönüyoruz. Arada ertesi gün öğlen beni Ao Nang’a götürecek feribot biletimi almayı ihmal etmiyorum.

20 Haziran 2013, Perşembe.

DSC01323

DSC01324

DSC01328

DSC01330

Koh Phi Phi sahilleri.

DSC01333

DSC01335

Deniz kenarını dolduran mekanlarda ateş gösterileri tüm heyecanıyla devam ediyor.

Bir önceki gün, rüzgardan ve dalgaların boyutundan dolayı Koh Phi Phi’ye olan kimi feribot seferlerinin iptal edildiğini duyuyoruz. Sabah yine kapalı havaya uyanınca bizim feribotun akıbeti hakkında endişelerimiz devam ediyor. Yine de erkenden bizi limana götürecek araç geliyor. Aracın içinde bizden başka Hollandalı bir çocuk daha bulunuyor. İskeleye gittiğimizde bir yarım saat kadar bekliyoruz, sonrasında da planlanan saatte yola çıkıyoruz.

Bu yolculuk yaptığım en zorlu deniz yolculuklarından bir tanesi oluyor. Dalgalar o kadar büyük ki, feribot sürekli zıplıyor. Feribotun alt katında oturduğumuz için pencere hizasını geçen koca dalgaları hissedebiliyoruz. Birkaç kere feribot dalgaları atlatabilmek için motoru durduruyor. Korkunç yolculuğumuz sona erdiğinde dönüp Matthew’a bakıyorum, neler hissettiği surat ifadesinden çok net anlaşılıyor.

Koh Phi Phi’ye vardığımızda önce bir cafe’ye oturup bir şeyler içiyoruz, ikimizin de bir süre sabit duran bir mekanda soluklanmaya ihtiyacı var. Sonrasında da otel aramaya koyuluyoruz. Birkaç yere fiyatları sorduktan sonra Koh Phi Phi’nin iç kısımlarında yer alan otellerden biri ile anlaşıyoruz. Kiraladığımız oda en azından bugünü geçirmek için ideal duruyor. Bir süre odada dinlenip kendimize geldikten sonra deniz kenarına gidiyoruz. Koh Phi Phi’nin denizi bu noktada bizi hayal kırıklığına uğratıyor. Deniz suları o kadar uzağa çekilmiş ki, bir zamanlar su altında bulunan kayalıkların hepsi kumsalda kendilerini gösteriyor. Üstelik su seviyesi çok düşük olduğu için suda yüzmeye çalışanlar daha çok karaya vurmuş balinalar gibi duruyor.

Günün büyük çoğunluğunu sahil kenarında gerek kumların üzerinde, gerekse de sahile dizilmiş restoranlarda bir şeyler yiyip içerek geçiriyoruz. Akşamüzeri odaya dönüp duşumuzu alıyoruz. Matthew’un Koh Phangan’dan tanıştığı arkadaşları da bu adada olduğu için geceyi onlarla geçirmeye karar veriyoruz. Önce yemeğimizi yol üzerindeki restoranlardan birinde yedikten sonra İrlanda barına geçiyoruz. Burada kalabalık bir grup İrlandalı bizi karşılıyor. Ben arada Kosova / Avusturyalı bir çocukla muhabbet etmeye başlıyorum. O da bir süredir yolda olduğundan bahsediyor. Neredeyse tanıştığım her yabancının belirttiği gibi Türk’e benzemediğimden girip, tanıştığı Türklerden çıkıyor. İrlanda barında iki saate yakın duruyoruz, sonrasında da adanın bütün atraksiyonunun olduğu sahile çıkıyoruz.

Sahilin gecesi ve gündüzü son derece farklı iki dünyayı sergiliyor. Sahilde yan yana dizilmiş restoranlar, gece olunca açık barlara ve gece kulüplerine dönüyorlar. Sahilde yer alan 2-3 büyük bar tekeli de elinde bulunduruyor. Burada gece boyunca çeşitli aktiviteler yer alıyor, bunlar arasında ateş şovları da başı çekiyor.

Biz epeyce geç bir saate kadar muhabbet ediyoruz. Uzun zamandır dans etmediğim kadar dans ediyorum. Böyle geceler her seferinde bana Ankara’yı özlettiriyor.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s