Kyaithiyo, Myanmar.

Standard

7 Haziran 2013, Cuma.

DSC01232

IMG_7752

Kinpun kamyonet istasyonunda yolculara kamyonetin arkasına “yükleniyorlar”.

DSC01094

Kyaiktiyo’ya tırmanacak olan kamyonetimizin arkasında kalabalığın arasında yerlerimizi alıyoruz.

DSC01103

DSC01105

Tapınağa doğru yürürken.

DSC01110

Altın Kaya, uzaktan bile tüm görkemi ile seçilebiliyor.

DSC01128_9_fused

DSC01140

DSC01149

Altın Kaya’nın dibinde dua eden keşiş.

DSC01169

DSC01186

Kadınların bu bölgeye girmesi yasak.

DSC01200

DSC01212

DSC01214

DSC01230

Dönüş yolunda.

IMG_7789

Yoğun sis de bize eşlik ediyor.

Günlerdir ilk defa yumuşak, görece rahat bir zeminde uyumanın da etkisiyle bir önceki gece uyku çok tatlı geliyor. Öğlene doğru dışarıya ek konaklama yerleri inşa eden işçilerin şarkıları eşliğinde uyanıyorum. Sabaha karşı yağmurun sesini duymak beni biraz endişelendirse de güneşli bir güne uyanmak yüzümü güldürüyor. Kahvaltı için yol üzerindeki restoranlardan birine giriyoruz yine. Yediğimiz mangolar hiç olmadığı kadar tatlı. Kahvaltı sonrasında sora soruştursa Altın Kaya’nın bulunduğu bölgeye giden kamyonetlerin istasyonunu buluyoruz. İstasyona girdiğimizde gördüğümüz manzara son derece şaşırtıcı.

Kocaman bir kamyonetin arka bölmesine insanların oturabilmesi için iki tane kocaman demir merdiven kamyonetin yanında bulunuyor. Kamyonetin arka bölmesinde ise birbirine çok yakın bir şekilde dizilmiş incecik tahta oturaklar bulunuyor. Kamyonetteki yerimizi aldıktan sonra yola koyulmamız da bir yarım saat sürüyor; çünkü kamyonet ancak dolduğu zaman kalkıyor. Benim daha önce duyduğuma ve okuduğuma göre Altın Kaya’ya ulaşabilmemiz için kırk beş dakikalık bir yolculuk sonrası kırk beş dakikalık bir tırmanış bizi bekliyor. Kırk beş dakika sürecek olan yolculuğumuz son derece adrenalin dolu başlıyor. Kamyonetin arkasında, sadece tek bir aracın geçişine izin verecek kadar daracık ve dimdik bir yokuşu son sürat hızla çıkıyoruz. Belli noktalarda ben oturduğum yere öyle sıkı tutunuyorum ki, indiğimde ellerimi kıpkırmızı olmuş buluyorum.

Yolculuk sonrasında bizi tepede bir durakta bırakıyorlar. Kırk beş dakika daha tırmanacağımızı düşündükçe tüylerim diken diken oluyor; ama o da ne. Kamyonet sürücüsü herhangi bir tırmanışa gerek olmadığını, sadece beş dakika yürüdükten sonra Altın Kaya’yı karşımızda bulabileceğimizi söylüyor. Bir süre yolda hasırdan yapılmış bir top ile yere düşürmeme oyunu oynayan çocukların arasına karışıyoruz. Bizden başka yabancı bir çocuk daha bu oyuna katılıyor. On beş dakika kadar yerellerle bu oyunu oynadıktan sonra Altın Kaya’ya doğru ilerliyoruz. Girişte yine yabancı kotasından ücretimizi ödedikten sonra oyunda bize katılan Thomas ile beraber Altın Kaya’nın bulunduğu alanı geziyoruz. Bu kaya çok ilginç; çünkü gerçekten tepenin ucundan düşecekmiş gibi duruyor. Fakat yıllardır ne depremlere, ne felaketlere karşı bu kaya hep bu şekilde duruyor. Anlatılana göre 11. yüzyılda bağışlanan Buddha’nın saç tellerinden bir tanesi de bu stupa’da yer alıyor, kutsallığı da buradan geliyor. Tapınak etrafında belli bölgelere kadınların girilmesine izin verilmiyor. Örneğin erkekler kayaya yaklaşıp dokunabilirken, kadınların kayaya dokunmaları yasak.

Altın Kaya’nın etrafında bir iki saat kadar oyalandıktan sonra kamyonet durağına gidiyoruz. Kamyonetin dolmasını beklerken hemen karşısında yer alan çayevinde bir iki parça bir şeyler atıştırıyoruz. Kamyonetin etrafı yavaş yavaş kalabalıklaşmaya başladığında da en arkada yerlerimizi alıyoruz. Dönüş yolu gelişe kıyasla daha da adrenalin dolu. Belli noktalarda oturduğum tahtadan yaklaşık on santimetre kadar havaya yükseldiğimi hissediyorum. Her gün bu yolu sayısız insanın sorun yaşamadan çıktığına inandığım için, dönüş yolunda bizim de herhangi bir problem yaşamayacağımıza olan inancımı koruyorum.

Sonunda sağ salim Kinpun’a vardığımızda bir süre bacaklarım tutmasa da sonradan toparlıyorum. İlk işimiz hep beraber bir restorana oturup karnımızı doyurmak oluyor. Sonrasında da biraz muhabbet etmek için mangolarının alışkanlık yaptığı çayevine oturuyoruz. Hava kararana kadar burada kalıyoruz. Sonrasında da interneti kontrol etmek üzere lüks otelimizin lobisindeki yerlerimizi alıyoruz. Kinpun’da yapacak çok fazla şey yok, biz zaten Bri ile Yangon’a giden son otobüsü kaçırdığımız için bir gece daha burada konaklamaya karar vermişiz. Otelimiz aracılığıyla ertesi sabah saat dokuz için Yangon biletlerimizi ayırtıyoruz.

Burada zaman o kadar yavaş akıyor ki. Aynı şey yereller için de geçerli mi merak etmeden duramıyorum. Bu geceyi de hep beraber film izleyerek geçirmeye karar veriyoruz. Bizim otelimizin bahçesinde yerlerimizi alıp çift kulaklıklarımızı ayarladıktan sonra film izlemeye hazırız. Bu geceki film seçimimiz “Silver Linings Playbook”dan yana oluyor. Film izlememiz belli bir noktada devasa uçan hamamböceğinin gelip Bri’nin sırtına konması ile bölünse de film izlemek hepimize iyi geliyor. Film sonrasında Thomas ile vedalaşıp odalarımıza geri dönüyoruz.

6 Haziran 2013, Perşembe.

DSC01080

Kinpun’da bir restoranın duvarından.

Gideceğimin bilinciyle sabah programa uygun uyanmıyorum. Benim için son olacağını bilsem de meditasyon seanslarına da katılmıyorum. İçimden sadece manastırdan çıkış yapıp internet bulmak ve Türkiye’de olanları öğrenmek geçiyor. Saat altı civarında uyanıp herkesin gündüz meditasyonuna gitmesini bekledikten sonra ben de ilk geldiğimde kayıt yaptırdığım ofisin yolunu tutuyorum. Görevli kimse bulunmadığı için bir süre beklemem gerekiyor. Sonrasında ilk gün kaydımı alan rahibe geliyor. Bana gülümseyerek; ama bir yandan da halimden anlarmışçasına bakarak “Hani altı gün kalacaktın?” diye soruyor. Ben içimden benim için yeterli olan deneyimi edindiğimi düşünüyorum. Eklemekte fayda var, bu tapınakta konaklamak da, meditasyonlara katılmak da, mutfağından yemek de ücretsiz. Bu nedenle çıkarken cüzi bir bağış yapmanın nezaketen gerektğini düşünüp bağışımı da yapıyorum.

Manastırdan çıkarken ilk gün biraz telaş, biraz da korkuyla yürüdüğüm orman yolundan ilerleyerek çıkıyorum. Kısa bir süre kalmış olsam da benim için çok farklı bir deneyim olmuş. Anayola çıktığımda beni Mawlamyine’ye götürecek bir otobüs beklemeye koyuluyorum. On dakika kadar bekledikten sonra yoldan geçen otobüslerden bir tanesi beni alıyor ve Mawlamyine otobüs istasyonuna kadar beni bırakıyor. İstasyon etrafındaki internet arayışlarım başarılı olmayınca ben de fazla oyalanmadan bir sonraki durağıma doğru ilerlemeye karar veriyorum: Altın Kaya’nın bulunduğu Kyaiktiyo. Otobüs istasyonundan beni bu kasabaya kadar götürecek bir bilet alıyorum. Sonradan öğrendiğime göre bölgede birbirine yakın isimli iki yer bulunuyor (Kyaikto ve Altın Kayanın bulunduğu Kyaiktiyo). Bu yüzden bu bölgeye giderken gitmek istediğiniz yerin Altın Kaya olarak bilinen tapınak olduğunu vurgulamak da fayda var.

Bindiğim otobüs yine aynı aktörlerin neredeyse izlediğim her dizide dönüşümlü olarak oynadığı bir başka Myanmar komedi dizisini yayınlıyor. Nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde, biz otobüsten inerken de hala ilk bindiğimizde gösterilmeye başlanan dizi devam ediyor. Ben de içimden Türkiye’deki Doktorlar dizisine benzeyen bir vaka herhalde diye geçiriyorum; ama otobüsteki herkesin diziyi pürdikkat izlediğini fark edince durumun biraz daha farklı olduğunu anlıyorum.

Otobüs bizi tapınağa en yakın yerleşim bölgesi olan Kinpun’da indiriyor. Benimle beraber, bir önceki kasabadan otobüse binmiş yabancı bir kız daha iniyor otobüsten. İkimiz de bir süre ne yapmamız gerektiğine karar veremeyince konuşmaya başlıyoruz ve beraber konaklayacak bir oda arayışına girişiyoruz. Kinpun kasabası çok küçük, bu nedenle konaklama imkanları çok gelişmemiş. Bölgede bilinen iki tane otel bulunuyor. Biz de bunlardan bir tanesini seçip bize gösterdikleri masmavi odaya yerleşiyoruz. Bizim odaya yerleşmemizle beraber çok kuvvetli bir fırtınanın kopması da bir oluyor. Yağmur o kadar etkili yağıyor ki, gün içerisinde Altın Kaya’yı ziyaret etme planlarını bir kenara bırakıyoruz. Odada oturup biraz muhabbet ediyoruz. Bu sırada öğreniyorum Bri’nin neler yaptığını. Bri, daha sadece on sekiz yaşında. İngiliz. Liseden mezun olduktan sonra üniversiteye gitmek yerine bir süpermarkete girip çalışmaya başlamış ne okuyacağına karar veremediği için. Sonrasında da biriktirdiği paralarla Asya’yı gezmeye başlamış. Üç aydır yollardaymış; ama çok uzun kalmayı planlamıyormuş. Yağmur bizim odadan çıkmamıza izin vermiyor, en kötü tarafı da bir önceki gün saat 10:00’dan beri hiçbir şey yemediğim için açlıktan duvarları kemirmeme ramak kalmış.

İki saate yakın odada kalıyoruz, her yağmur sesi dindiğinde ben dışarı çıkıp acaba yağmur da durmuş mu diye bakıyorum ve her seferinde de umutsuz tablo ile karşılaşıyorum. Artık yağmurun durmayacağından emin olduğumuz bir noktada ıslanmayı göze alıp dışarı atıyoruz kendimizi. Bu sırada otel görevlileri bize tavsiye niteliğinde Altın Kaya’ya bu havada çıkmamamızı öğütlüyorlar, üstüne elimize bir de şemsiye tutuşturuyorlar.

Kinpun tek bir sokaktan oluşuyor. Sokak üzerinde ufak tefek dükkanlar, çay evleri ve restoranlar yer alıyor. Biz de bu restoranlardan bir tanesine girip karnımızı doyuruyoruz. Hava da bu sırada kararmaya başlıyor. Yemek sonrasında sokaklarda birkaç tur attıktan sonra internet bağlantısı olduğunu öğrendiğimiz bölgenin en lüks (daha doğrusu tek lüks) otelinin yolunu tutuyoruz. Otelde elektriklerin kesik olduğunu söylüyorlar bize, biz de otelin tam karşısında bulunan çayevine oturup elektrikler gelene kadar biraz oyalanıyoruz.

Elektrikler geldiğinde ve otelin lobisine oturduğumuzda bize bir laptop getiriyorlar internete bağlanmamız için. Bu sefer de laptop’ın şifresini bilen tek kişi olan otel yöneticisi ortalıkta yok. Bir süre de yöneticinin gelmesini bekliyoruz. Sonundan bilgisayarı ile genç bir çocuk geliyor, şifreyi giriyor da günler sonunda uzak diyarlardan haber alabiliyorum. Bir süre internet başında oyalandıktan sonra otelimize geri dönüyoruz. Akşamı benim bilgisayarımdan film izleyerek sonlandırıyoruz.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s