Ayutthaya, Tayland.

Standard

21 Mayıs 2013, Salı.

DSC09560

DSC09588

DSC09604

Wat Phu Khao Thong’dan manzaralar.

DSC09606

Wat Phu Khao Thong’un yanıbaşında bulunan bir diğer tapınak içerisinde yer alan naga izleri.

DSC09607

Tapınağın bağış paralarını cebe indiren ufaklık.

DSC09619

DSC09624

DSC09634

DSC09636

DSC09637

Buddha’ya sunulan bardak dolusu sular.

DSC09640

DSC09643

Wat Yai Chai Mongkhon şehrin en büyük tapınağı aynı zamanda.

DSC09661

 

DSC09671

Wat Phra Mahathat’da yer alan ağaç kökündeki Buddha kafası.

DSC09674

DSC09675

DSC09680

Wat Phra Mahathat.

DSC09691

Bulutlar nehire düşmüş!

DSC09704

DSC09712

DSC09713

DSC09714

Wat Phanan Choeng’den görüntüler.

DSC09716

Dilerseniz Ayutthaya etrafında fillerle de gezebiliyorsunuz.

DSC09720

DSC09725

DSC09733

DSC09744

Vishaka Puja kapsamında Ayutthaya’da düzenlenen festivalde ateş gösterisinden, sahne şovlarına birçok etkinlik yer alıyordu.

DSC09750

DSC09756

Nehrin karşı yakasında düzenlenen ateş şovu büyük beğeni topladı.

Cihan Hindistan’a, ben de ayın 28’inde Myanmar’a gitmeden önce Tayland’da kalan son haftamızı Emre’nin aksine kuzeydeki tarihi bölgeleri gezerek geçirmeye karar veriyoruz. Bu yüzden sabah çok erkenden uyanıp kendimize küçük birer çanta hazırlıyoruz. Büyük sırt çantalarımızı hostelin emanet bölümüne bırakıyoruz ve bizi almaya gelen minibüs ile Ayutthaya’ya doğru yola çıkıyoruz.

1350 – 1767 yılları arasında Siam’ın başkentliğini yapmış olan Ayutthaya’daki UNESCO Dünya Mirası sayılan birçok tapınak günümüzde restore edilmiş, bu nedenle tapınakları gezmeye başladığınızda geçmişte nasıl olduklarına dair net bir fikir edinebiliyorsunuz.

Sabah saat 7’de minivan’a biniyoruz, gözlerimizi açtığımızda saat 9:30 olmuş ve biz Ayutthaya’ya gelmişiz bile. Yolun nasıl geçtiğini uyumaktan fark edemiyoruz. Ziyaret ettiğimiz ilk tapınak Wat Phu Khao Thong oluyor. Aslen 15 yıllık bir işgali takiben Burmalılar tarafından inşa edilen kirlenmiş gri renkteki bu tapınağın en üst kısmı daha sonraları Taylar tarafından inşa ediliyor. Tapınağa çıkan 79 basamak sonrasında şehrin uçsuz bucaksız uzanan manzarasına ve Kral Naresuan’ın heykeline tanıklık edebiliyorsunuz. Bu tapınağın yanında bulunan küçük bir tapınakta ise Naga’ların kralının izleri olduğuna inanılan lekeler bulunuyor. Bu izleri görmek için içeri girdiğimizde bir de ne görelim. Minicik bir kız çocuğu tapınak için bağış atılan büyün paraları cukka çantasına indiriyor. Üstelik boyunun yetişmediği kaseler için de bizden yardım istiyor. Buradan bu ufaklığı geride bırakarak ingilizcesi çok da anlaşılmayan rehberimiz ile beraber sırasıyla Wat Lokayasutha’yı, yedi metrelik bir yatan Buddha’nın da yer aldığı 1357 yılında Sri Lankalı keşişleri ağırlamak için inşa edilen Wat Yai Chai Mongkhon’u, 14. yüzyılda inşa edilmiş şehrin en büyük tapınağı olan ve içerisinde 250 kilo altınla kaplı 16 metrelik bir Buddha’nın bulunduğu Wat Phra Si Sanphet’i, 1374 yılında inşa edilmiş ve benim bölgedeki en favori tapınağım olan Wat Phra Mahathat’ı ziyaret ediyoruz. Wat Phra Mahathat’ın bulunduğu bölge içerisinde ağaç kökleri arasında yer alan bir Buddha kafası yer alıyor. Kimse bu kafanın ne şekilde buraya geldiğini bilmese de, bu Buddha kafasının bulunduğu seviyeden yüksekte poz vererek fotoğraf çektirmek yasak.

Öğle yemeğimizi uzunlanamasına sıralanmış masalarda, ortaya getirdikleri yemekler eşliğinde yapıyoruz. Ne yazık ki yediklerimiz dişimizin kovuğunu bile doldurmuyor. Yemek sonrasında bölgede yer alan birkaç tapınağı daha ziyaret ediyoruz. Bunlar arasında Wat Chai Wattanaram ve Wat Ratburana da yer alıyoruz. Tapınak gezilerimiz öldürücü sıcağa rağmen saat iki gibi bitiyor. Biz de o gece için Ayutthaya’da konaklayıp sonrasında da daha da kuzeye gidelim diyoruz. Minivan şoförümüzle konuşup Bangkok’a geri dönmeyeceğimizi bildiriyoruz. Şehrin görece küçük olduğunu düşündüğümüzden merkeze doğru yürüyeme başlıyoruz; ama ne yolda rastladığımız insanlar bizim sorduğumuz soruları anlıyor, ne de dakikalarca yürüyüşten sonra biz bir yere varıyoruz. Sonuç olarak bir tuktuk çevirip bizi merkeze götürmesini istiyoruz. Götürdüğü yer bize pek tekin gözükmeyince ismini bildiğimiz sayılı otelden birisine doğru devam etmeyi istiyoruz. Tuktuk şoförünün bizi getirdiği otel o kadar güzel ki. Genişçe bir bahçeye yayılmış tamamı camekan kaplı kapısı ile büyük, rahat ve klimalı bu odayı görür görmez tutmaya karar veriyoruz.

Odaya yerleştikten sonra hem tepedeki güneşin geçmesini beklemenin, hem de biraz dinlenmenin mantıklı olacağına kanaat getirip biraz uyuyoruz. Biraz dediğime bakmayın, uyandığımda hava kararmaya yakın neredeyse. Bu sırada Cihan çoktan uyanmış, işlerini halletmiş, karnını doyurmuş. Ben de uyanıp hızlıca karnımı doyurduktan sonra şehri bisiklet kiralayarak gezmeyi planlıyoruz. Otelimiz aracılığıyla kiraladığımız bisikletlerle sabahında hazırlıklarını gördüğümüz festivalin olduğu tapınak bölgesine doğru yola çıkıyoruz. Işıkların ve müziğin geldiği bölgeye doğru gece karanlığında ve esintisinde ilerliyoruz.

Tapınak bölgesine geldiğimizde dev bir panayır alanı ile karşılaşıyoruz. Meğersem her mayıs ayının dolunayında kutlamaları yapılan Vishaka Puja yani Buddha Günü’ne denk gelmişiz. Buddha’nın doğumu, aydınlanması ve en son nirvanaya ulaşmasını temsil eden bugün Ayutthaya’da Sri Lanka hükümeti ile ortaklaşa olarak kutlanıyor. Bölgeye ilk girdiğimizde sahnede gösterilen şovları izliyoruz bir süre, hiçbir şey anlamasak da. Sonrasında da hediyelik eşya ve yemek standları arasında dolanıyoruz. Sabahında son derece ciddiyeti ile gördüğümüz bu bölgenin akşamında böyle bir cümbüşe dönüşmesini garipsiyorum ben şahsen. Burada bir iki saate yakın kalıyoruz. Kapanış ise tam biz gitmeye yakınken nehrin karşı tarafında yer alan bir tapınağın altında, muhteşem bir ateş gösterisi ile yapılıyor. Ateşten poileri etrafında döndüren genç çocuk, herkesten tam puan alıyor. Şenlikler bittiğinde hiç odaya dönesim yok, bu yüzden yolu uzata uzata bisikletlerle dolanıyoruz.

Odaya döndüğümüzde ise bir sonraki gün yine erken kalkacağımızın bilinci ile erkenden yataklara giriyoruz.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s