Kobe, Japonya.

Standard

24 Mart 2013, Pazar.

DSC05470

Kobe sokaklarında eylem var!

IMG_4339

Kobe tren istasyonundan Sannomiya’ya uzanan yoldan manzaralar.

IMG_4341

Kat kat binalar.

DSC05481

DSC05483

Çin Mahallesi’nden (Nankinmanchi) manzalar.

IMG_4347

Kobe Limanı’nından.

DSC05498

Kobe limanı, deprem hatıra anıtı.

DSC05503

Kobe Kulesi.

IMG_4350

Kobe Limanı’ndan bit pazarı manzaraları.

IMG_4335

DSC05506

Adamların rögar kapakları bile güzel arkadaş!

IMG_4337

Şehir duvarlarından.

DSC05525

Yol kenarlarını bile pembe tavşanların süslediği bir ülkeden ne kötülük beklersiniz ki?

IMG_4366

Metro yolculuğu ruh halleri.

DSC05509

Akashi Kaikyo Köprüsü.

IMG_4356

Köprü yakınlarından.

DSC05524

Kobe Projesi, Nagata İstasyonu.

Sabah uyanınca içimden “Adaletin bu mu hava?” diyorum; yine yağmur bekliyor beni dışarıda. Evden çıkarken Crystal ile birbirimize kocaman sarılıyoruz. Ben ayrılırken eminim, birbirimizi tekrar göreceğimize. Tren istasyonunun yolunu tutuyorum yavaştan. Akşamına Kyoto’da konaklayacak olsam da amacım yol üzerindeki Kobe’ye uğrayıp günü burada geçirmek. Kısacık bir yolculuktan sonra Kobe’ye varıyorum. Soluğu istasyon içerisinde yer alan turizm bürosunda alıyorum. Haritaları ve bilgileri stokladıktan sonra çantamı bırakmak için kilitli dolap aramaya koyuluyorum. O da ne? Bütün dolaplar dolu. İstasyonun üç çeşitli bölgesinde yer alan dolapların hiçbirinde uygun olan dolap yok. İstasyona bağlı olan metro istasyonunda şansımı denemeye karar veriyorum; yerin üç kat altına indikten sonra görüyorum ki burada da sadece küçük boyutlu dolaplar kalmış. Yoğun uğraşlar sonunda devasa çantamı en küçük boy dolaba sıkıştırmayı başarıyorum ve doğruca dışarı çıkıyorum.

Zamanında Asya’nın en büyük liman kenti olma özelliğini korumuş bu şehir bir Pazar günü olmasına rağmen kendisini sevdiriyor. Mağazaların çoğu kapalı; bir iş günü akın akın şehri dolduracak kalabalıklardan da eser yok. Tren istasyonundan şehrin göbeğinde yer alan Sannomiya bölgesine doğru yürüyorum. Eskiden yabancıların yaşadığı Kitana mahallesinde yer alan binaların arasından geçiyorum. Şehrin göbeğinde yer alan Çin Mahallesi’ne (Nankinmanchi) doğru ilerlerken bir eylem yolumu kesiyor. Ben daha önce hiç böyle bir eylem görmemişim. Tek sıra halinde, yolun kenarından anonslar ve polisler eşliğinde ilerleyen yüzlerce eylemci bulunuyor. Her şey son derece düzenli.

Buradan Çin Mahallesi’ni ziyaret ediyorum, üç dört sokak arasına sıkışmış bu mahalle daha bir iki ay önce bulunduğum Çin’i hiç aratmıyor gerçekten. Tek farkı burası son derece temiz, ama yine o kötü tofu kokusu yok mu! Sonrasında Motomachi alışveriş sokağına ilerliyorum. Japonya’daki çoğu alışveriş sokağı gibi üstü kapalı bu uzun sokak çeşit çeşit mağazalarla dolu. Çok vakit kaybetmeden bir sonraki durağım Harborland ve Kobe limanı bölgesi oluyor. Meriken Park’ı liman kenarında tüm görkemi ile duruyor. Deniz kokusu ise buram buram. En özlediğimden. Limanda aynı zamanda 1995 yılında bölgede gerçekleşen 7.3 büyüklüğündeki Büyük Hanshin Depremi’ni anmak için bir anıt yer alıyor. Liman kenarındaki bit pazarındaki satıcılar yavaş yavaş ürünlerini araçlarının arkasına yerleştirmeye ve toparlanmaya başlamışlar bile.

Sokaklar arasında dolana dolana ilk gördüğüm metro istasyonundan bir trene atlayıp şehrin batı sınırında yer alan Akashi Kaikyo Köprüsü’nü görmeye gidiyorum. Kurashi’kideyken Gürdal bahsetmişti bu köprüden: “Boğaziçi Köprüsü’nün aynısı, ama daha uzunu.” Hakkaten de karşımda Boğaziçi Köprüsü’nün aynısı duruyor. Tek farkla bu köprünün uzunluğu 1991 metre.

Kobe’deki son durağım ise Nagata tren istasyonu oluyor. Bu istasyonda Kobe Projesi kapsamında bir sembol haline gelmiş Tetsujin heykelini görüyorum. Tetsujin heykeli, Büyük Hanshin Depremi sonrasında yeniden yapılanmanın simgesi haline gelmiş.

Hava kararmaya yakınken tren istasyonuna tekrar dönüyorum, çantamı dolaptan alıyorum ve Kyoto’ya giden ilk trene bir bilet alıyorum. Kyoto’ya yolculuğum iki saat kadar sürüyor. Kyoto’nun devasa tren istasyonunda kendimi kaybetmeden konakladığım J-Hoppers isimli hostelin yolunu tutuyorum. Bu hostel şimdiye kadar konakladığım en güzel hostellerden biri. Güzel bir uyku beraberinde geliyor.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s