Güney Kore.

Standard

Güney Kore: Genel Bilgiler

Güney Kore, şu ana kadar ziyaret ettiğim Asya ülkeleri arasında en kolay seyahat ettiğim ülkelerden bir tanesi oldu. Bundaki etkenler çok yakın arkadaşım Göksu’nun yolculuk sırasında bana eşlik etmesi ya da Seoul’da Güney Koreli bir ailenin yanında kalmamız değildi sadece. Her şeyden önce Güney Kore, yabancılara karşı çok açık ve yardımsever. (Söylemeden geçemeyeceğim özellikle Seoul’da insanlar son derece iyi giyimli.) 2010 – 2012 yılını “Visit Korea” yani “Kore’yi ziyaret et” yılı ilan eden hükümet, yabancılara yönelik ücretsiz birçok etkinlik ve şehirler arası transfer sağlamış. Biz şansımıza üç ayla bu fırsatı kaçırdık. Ülkede her şey çok düzenli ve pratik bir şekilde işliyor. Tanıştığım herkes ilgili ve cana yakındı. Şehirler ise yürürken bile aslında her şeyin – bizim şehirlerimizin aksine – “vatandaş” için olduğunu hissettiriyor size.

Her şey çift dilde yazıldığı ve yabancılara yönelik her yerde İngilizce de yer aldığı için problem yaşamıyorsunuz. Her turistik bölgede mutlaka bir adet “Turist Bilgilendirme Ofisi” yer alıyor. Üstelik bu ofislere ek olarak turistlerin yoğun olduğu mahallelerde sokaklarda gönüllü rehberler siz yürürken bir şeye ihtiyacınız olup olmadığını soruyorlar; fakat konu ülkedeki insanlarla iletişime gelince problem işte orada başlıyor. Güney Korelilerin birçoğu İngilizce bilmiyor. Bilen kesim ise utangaçlıklarından genelde İngilizce konuşmaya çekiniyor.

Genel anlamda, Güney Kore gelişmiş şehirleri ve karmaşık kültürü ile benim uzak doğu ruhunu tam anlamıyla hissedebildiğim bir yer değildi; ama benim için bu ülkeyi güzel yapan gezdiğim ve gördüğüm yerlerden öte deneyimlediklerim oldu.

20130306_125038

Gyeongbokgung sarayında.

DSC04691

Göksu, Busan’daki Birleşmiş Milletler Anıtsal Mezarlığı’nda.

IMG_3370

Göksu ve Busan’ın permalı saçlı, tenis şapkalı teyzeleri.

IMG_3206

İlk gece, Kore Barbeküsü sırasında.

DSC04884

Gyenongju’da kraliyet mezarlarının olduğu bölgede.

Ne kadar süre ayrılmalı ve ne zaman gitmeli?

Güney Kore çok küçük bir ülke, bu nedenle kapsamlı bir gezi için on – on beş gün kadar bir süre yeterli olacaktır.

Ülkeyi ziyaret için en ideal zamanlar Nisan – Haziran ve Eylül – Ekim dönemi. Bizim ziyaretimiz sırasında hava çok soğuktu, öyle ki belli günler yürürken ellerimizi ve ayaklarımızı hissedemez hale geldik. Fakat Çin’den farklı olarak ülkedeki kapalı mekanlarda yerden ısıtma sistemi var. Çok kullanışlı bu sistem sayesinde konakladığımız yerlerde hiç üşümedik. (Kapalı mekanda üşümemeyi avantaj sayacağım hiç aklıma gelmezdi!)

Vize

Güney Kore için Türk vatandaşlarının vizeye ihtiyacı yok. Girişte direk 90 gün süreli kalış izninizi temin edebiliyorsunuz.

Rota

Biz ülke içerisindeki yolculuğumuza Seoul’dan başlayıp yolculuğumuzu Seoul’da bitirdik. Günübirlik olarak Kuzey Kore sınırındaki silahsız alanı ziyaret ettik. Birer günümüzü ülkenin ikinci en büyük şehri Busan’a ve barındırdığı tarihsel öğelerle meşhur Gyeongju’ya ayırdık. Güney Kore’de kaldığımız 8 gün boyunca aşağıdaki rotayı takip ettik.

map_of_south-korea

04-07.03.2013, Seoul
08.03.2013, Busan
09.03.2013, Gyeongju
10-11.03.2013, Seoul

Bu bölgelere ek olarak eğer daha fazla vaktimiz olsaydı meşhur Jeju adasını da ziyaret etmeyi çok isterdim.

Ulaşım

Ülke yüzölçümü itibari ile çok küçük olduğu için bir başından bir başına en fazla 5-6 saat içerisinde gidebiliyorsunuz. Şehirler arası yolculuk söz konusu olduğunda her yere düzenli ve sık şekilde otobüs ve tren seferleri var. İstasyonlara gidip çok kolay bir şekilde biletlerinizi aynı gün için temin edebiliyorsunuz. Şehir içinde ise, özellikle büyük şehirlerde, çok kapsamlı bir metro ağı var. En fazla 2-3 hat değiştirerek her nereye gitmek istiyorsanız ulaşmanız çok kolay. Eğer belli şehirleri günübirlik gezmek istiyorsanız da her tren, otobüs ve metro istasyonunda boy boy bozuk para ile çalışan kilitli dolaplar mevcut. Bu da eşyalarınızı nereye koyacağınız derdini ortadan kaldırıyor.

Konaklama

Biz Seoul’da dört gün kadar bir arkadaşımızın ailesi ile kaldık. Sonrasında Busan’da bir, Seoul’da bir gece konakladık ve genel olarak temizlik, rahatlık açısından konakladığımız yerlerden memnun kaldık.

Yolculuk boyunca konakladığımız oteller ve fiyatları aşağıdaki gibi:

Seoul – Jeong Min’in ailesi ile kaldık.
Mirabell Motel, Busan – 45000 KRW (iki kişi konakladık)
City Hostel Korea, Seoul – 50000 KRW (iki kişi konakladık)

DSC04664

Mirabell Hotel, Busan.

Yiyecek içecek

Güney Kore’nin meşhur yemeklerinden bazılarını tatma fırsatı bulduk. Bunlardan en meşhuru şüphesiz “kimchi” yani sebze turşusu. Genelde lahanadan yapılıyor, bizim lahana turşusunun bir farklı versiyonu. Kimchi, günlük hayatın o kadar içindeki, her yemekle beraber size sunuluyor. Bazen meze olarak masanızda bulabiliyorsunuz, bazen de ana yemeğin içinde yer alıyor. İşin ilginç tarafı Koreliler fotoğraf çekilirken de “Kimchi” diyorlar. Bir diğer turşulanmış yemekleri Dongchimi. Çorba niyetine yemek öncesi yeniyor. Mideyi koruduğuna inanılıyor. Çiğ olarak yenilen yemeklere Hoe deniyor, genelde bunlar taze balık çeşitlerinden oluşuyor. Jeon ise genelde krep benzeri, içerisinde yumurta ve çeşitli sebzelerin yer aldığı (özellikle yeşil soğan) yemeklere deniyor. Bibimbap karışık pirinç ve sebzelerle hazırlanıyor ve genelde üzerine yumurta kırılıyor. Genelde yemeklerle beraber “banchan” adı verilen küçük mezeler sunuluyor. Bunlar çoğunlukla sebzelerden oluşuyor.

Kore barbeküsü, Kore’ye gittiğinizde mutlaka tatmanız gereken bir lezzet. Etler önünüzde hazırlanıyor. Biz iki deneyimimizde de dana kaburgası yedik, son derece yumuşak ve leziz bu etler, şimdiye kadar tattığım en leziz et sıralamasına en üst sıradan girdiler.

Tatlılara gelince Hangwa, buğday unundan yapılan çeşitli şekerlemelere verilen genel ad. Örneğin, yumilgwa tahıl unu ve balı kızartarak hazırlanıyor. Göksu ile bizim favorimiz olan yakgwa ise bizim şambabayı andırıyor. Buğday unu, bal ve susam yağı ile yapılıyor.

İçeceklere gelince, Kore’nin en meşhur alkollü içeceği “soju”. Bu içecek tahıl ya da tatlı patatesten yapılıyor ve yüzde yirmi alkol içeriyor. Çok keskin bir tada sahip olan bu içecek küçük shot bardaklarında servis ediliyor ve yudum yudum içiliyor. Alkolsüz içecekler konusunda da bizim favorimiz mısır çayı oldu.

IMG_3456

20130310_193340

Kore barbeküsü yanında sunulan mezelerle masayı süslüyor. Fotoğrafın en sağ köşesinde ise krebe benzeyen jeon’u görebilirsiniz.

IMG_3202

Kimchi çeşitleri ve çiğ balık (hoe).

IMG_3340

DMZ’de sundukları bibimbap.

DSC04472

Post-it’lerle süslü kahvaltımız.

IMG_3284

Sokakta satılan son derece leziz, arasında yumurta bulunan atıştırmalıklar.

DSC04662

Balık şeklinde dökme pişirme kaplarında hazırlanan kekler.

20130305_110044

Yumilgwa ve yakgwa.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s