Hong Kong, Macau, Çin.

Standard

Hong Kong, Macau, Çin: Genel Bilgiler

Hindistan, Sri Lanka ve Nepal sonrasında Hong Kong’da gezinmek benim için doğrusunu söylemek gerekirse tam bir kültür şoku oldu. Finansın kalbinin attığı sonsuz gökdelenler, ister istemez kendinizi bir şekilde içinde bulduğunuz kocaman alışveriş merkezleri, tüketim çılgınlığının yaşandığı gösterişli mağazalar, kurallara uyan insanlar, her yerde kendisini gösteren düzen ve temizlik beklemediğim şekilde sağlı sollu geldi. Özellikle de son iki aydır temiz tuvalet bile görmemiş bir insan olarak, Hong Kong’daki her dakikamda kendimi ışığa kapılmış gibi hissettim. Hong Kong’da yarı Amerikalı yarı Hong Konglu arkadaşım Karen’la beraber kaldığım için, her şey görece daha kolaydı. Harita taşımak zorunda bile hissetmedim. İnsanlarla iletişim, yer yön bulma, yemek seçimi konusunda hiçbir problem yaşamadım. Bütün bunların yanı sıra, Hong Kong’da geçirdiğim zamandan çok keyif almama rağmen bir türlü Asya’da olduğum hissini alamadım.

Hong Kong sonrası Macau, deneyimlemesi ilginç bir yer oldu benim için.  Asya’nın kalbindeki bu küçük Portekiz, her köşe başını dolduran kumarhaneleri ve dolayısıyla bölgeye akın akın gelen Çinli turistleri ile meşhur.  Evlerinde kaldığım Hong Konglu ve Portekizli çocuklarla çok güzel vakit geçirdim. Bir anda yeni yıl kutlamaların ortasına Çinli aileler ile iskambil kartı ve oyunlar oynarken buldum kendimi. Keşke daha fazla kalabilseydim dedim içimden.

Çin ise bu sefer beni hayal kırıklığına uğrattı. Bu sefer diyorum; çünkü 2008’de Pekin ve Qingdao’yu ziyaret etmiştim. O zaman, muhtemelen ilk defa Uzak Doğu’da olmanın da etkisiyle gördüklerim beni büyülemişti. Bu sefer, Çin’in bana sunduklarını sevmedim. Bunda Çin’i gezmek için en kötü mevsiminde orada bulunmamın da payı var tabi. Sezon dışı gitmeme rağmen, Çin Yeni Yılı’na denk düştüğüm için her gittiğim şehirde yoğun bir Çinli turist nüfusu ile karşılaştım ve dolayısıyla daha yüksek fiyatlarla. Çin’i genel olarak çok fazla “turistleşmiş” buldum. Tamamen iç turizme yönelik atılımlara ağırlık vermiş, her şeyi ticarileştirmiş ve dolayısıyla büyüsü bozulmuş. Gri, sevimsiz ve karaktersiz şehirlerine ısınamadım bir türlü.

DSC02986

Hong Kong’un meşhur Mongkok bölgesinde.

DSC03066

Tai O balıkçı kasabasında kanallar arasında tekne turunda.

IMG_2375

Guangzhou’da ayak masajı öncesi, Karen ile beraber.

DSC03496

Lijang pirinç tarlalarında.

IMG_2592

Leshan’da Dev Buddha ile.

Ne kadar süre ayrılmalı ve ne zaman gitmeli?

Hong Kong’u hakkıyla gezmek istiyorsanız bir hafta ayırmanın yerinde olacağına inanıyorum.  Macau görece küçük, bu nedenle 2-3 gün bile fazla kaçacaktır (tabi amacanızı kumar oynamak değilse). Söz konusu olan Çin olunca, ne yapmak istediğinize bağlı olarak süre bir ay, hatta bir aydan daha fazla bile olabilir.

Hong Kong ve Macau’nun yıl boyu mevsimi çok uygun. Çin için ise bölgelerine göre uygun mevsimler değişse de en ideali eylül – kasım ve nisan – haziran dönemleri. Hong Kong ve Macau’da görece ılıman mevsim beni karşılasa da, Çin yolculuğum sırasında çok soğuk ve tatsız bir havaya denk geldim. İstisnasız gittiğim her şehirde yağmur yağdı. Geceleri soğuk yüzünden, uyumak için şekilden şekle büründüm. Güneş kolay kolay yüzünü göstermedi. Dolayısıyla, bu bütün yolculuk boyunca moduma da yansıdı.

Vize

Hong Kong ve Macau vize istemediği için girişte direk 90 gün kalış izninizi alabiliyorsunuz.

Çin vizesi ise ayrı bir problem. 2008 yılındaki başvurum sırasında Londra’daki Çin Büyükelçiliği’nden almaya çalıştığım vizeyi alamamıştım, Büyükelçilik bana vize veremeyeceğini ve Türkiye’den başvurmam gerektiğini belirtmişti. Ben de apar topar pasaportumu Türkiye’ye göndermiştim. Vize işlemleri Türkiye’de bir aya yakın sürmüş, çok da çetrefilli geçmişti. Bu nedenle, bu sefer durumu riske etmek istemediğim için Ankara’da bir vize başvuru merkezi aracılığıyla başvurumu yaptım ve dokuz gün sonunda üç ay içerisinde kullanılacak bir aylık vizemi 160 dolar karşılığında aldım. Vizeyi aldığım gün, görevli bana çok şanslı olduğumu çünkü benden sonra vize politikasının değiştiğini, artık Çin’den vize almanın daha zor olduğunu belirtti. Hong Kong’dayken ise her köşe başında 5-6 saat içinde Çin vizesi sağlayabilecek merkezler olduğunu gördüm. Bir arkadaşım (kendisi Polonyalı) vizesini bu vize merkezlerinden biri aracılığıyla çok kolay aldığını söyledi; ama bu konu Türkler için de geçerli midir emin değilim.

Rota

Nepal’e kara yoluyla geçtikten sonra Katmandu’dan Delhi aktarmalı olarak Hong Kong’a uçtum. Çin’e Hong Kong üzerinden giriş yaptım ve kuzeyden güneye bir rota izledim. Yolculuğumu Şanghay’da tamamladım. Hong Kong, Macau ve Çin’de kaldığım 28 gün boyunca aşağıdaki rotayı takip ettim.

map_of_china

06-09.02.2013, Hong Kong
10.02.2013, Macau
11.02.2013, Hong Kong
12.02.2013, Guangzhou, Foshan
13-17.02.2013, Guilin, Yangshou, Ping’an
18-20.02.2013, Chengdu, Leshan
21-23.02.2013, Xi’an
24.02-04.03.2013, Şanghay, Zhujiajiao

Çin’de gittiğim bütün şehirlerin son derece turistik olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle eğer tekrar gitme şansım olursa daha el değmemiş bölgelere, yani Tibet sınırı ve Rusya sınırındaki kasabalara gitmeyi isterdim. Harbin, Urumçi ve Kaşgar bölgeleri özellikle içimde kalan yerler oldu.

Ulaşım

Hong Kong’da şehir içerisinde yolculuk etmek çok kolay, Octopus ismi verilen, şehir içinde otobüslerde ve metro sisteminde kullanılabilen ulaşım kartını alıp bu karta belli bir miktar para yükleyerek yolculuğunuzu kolaylaştırabilirsiniz. Şehrin tamamını kaplayan bir metro sistemi olduğu için istediğiniz bölgelere ulaşmak da son derece çok kolay olacaktır. Hong Kong’dan Macau’ya düzenli feribot seferleri ile ulaşabilirsiniz. Macau merkezini ise yürüyerek gezmek en keyiflisi.

Söz konusu Çin olunca en büyük problem iletişim oluyor. Genelde otobüs duraklarının isimleri Şanghay ve Pekin gibi büyük şehirler dışında Latin alfabesi ile belirtilmiyor, çoğu yerde hislerinize güvenmek zorunda kalıyorsunuz. En yararlısı konakladığınız yerden gideceğiniz yerlerin Çince isimlerini alıp taksi ve otobüs şoförlerine göstermek oluyor. (Bazen bu bile işe yaramayabiliyor.) Ülke içinde çok kapsamlı bir tren ve otobüs ağı var. Fakat ben bu sefer birazcık bütçemin de dışına çıkarak görece uygun uçak biletlerinin satıldığı www.ctrip.com (veya www.elong.net) sitesinden faydalandım. Çoğu yere Çin’in bütçe havayollarını kullanarak ulaştım.

Konaklama

Hong Kong ve Macau’da arkadaşlarımın yanında kaldığım için yorum yapamayacağım; ama konaklama konusunda Çin beni çok şaşırttı. Çin’de konakladığım hiçbir hostel veya otel beni hayalkırıklığına uğratmadı; aksine beklentilerimin çok da üstünde odalar ve imkanlar sundu. Temiz, rahat, ucuz ve yabancı dostu hosteller Çin’de fazlasıyla yaygın. Bu hostellerin tek problemi olarak ısınmayı gösterebilirim. Kış mevsimi sezon dışı olduğu için, konakladığım yerlerde soğuk havaya karşı yeterli önlemler alınmamıştı.

Benim yolculuk boyunca konakladığım oteller ve fiyatları aşağıdaki gibi:

Hong Kong – Karen’ın yanında kaldım.
Macau – Piotr’un yanında kaldım.
Guangzhou – Karen’ın kuzeninde kaldım.
Starway Grand, Guilin – 228 CNY
Riverside Hostel, Guilin – 120 CNY
Trafic Inn Hostel, Chengdu – 125 CNY
Han Tang Inn, Xi’an -50 CNY
Mingtown Etour Youth Hostel, Şanghay – 55 CNY

DSC03237

Starway Grand Hotel, Guilin.

DSC03255

Riverside Hostel, Guilin.

IMG_2556

Trafic Inn Hostel, Chengdu.

Yiyecek içecek

Söz konusu yemek olunca bu bölgelerin yemeklerini iki üç çeşit ile toparlayabileceğimi çok sanmıyorum, onun yerine yediklerimizden bazılarının fotoğraflarını koymak daha mantıklı olacak diye düşünüyorum. Çeşitler bu bölgelerde inanılmaz derecede zengin. Önemli olan doğru seçimi yapmak. Buna bağlı olarak son derece leziz yemeklerle karşılaşabileceğiniz gibi, hayal kırıklığına uğramanız da mümkün. Belirtmek de fayda var, yediğim hiçbir Çin yemeği, Türkiye’de ya da Avrupa’da Çin lokantalarında yediklerime benzemiyor.

DSC02785

IMG_2283

Noodle’lar genelde sulu geliyor, yemeklerin yanında mutlaka bir tür bitki çayı ikram ediliyor.

DSC02972

Özellikle Hong Kong’un deniz ürünleri çok leziz ve taze.

DSC02980

Hong Kong ve Çin’de birçok restoran, ürünlerinin taze olduğunu gözünüze sokmak istercesine leğenler içerisinden yemek istediğiniz hayvanı seçmenize izin veriyor.

IMG_2199

IMG_2200

DSC03450

Ping’an’da yediğimiz yemek. Özellikle bamboo yerel yemekler arasında üst sırayı çekiyor.

P1030192

Guangzhou’nun her birinin içinde mutlaka pirinç bulunan ziyafetleri.

DSC03866

Chengdu “hotpot” adı verilen, içeriğini kendinizin seçtiği, masanızda kaynayan bir tencerenin bulunduğu yemek türü ile meşhur.

DSC03933

Şanghay’ın yarı kızarmış meşhur çin mantıları.

IMG_2355

Çin ev yemeği!

IMG_3160

Çinliler her türlü ürünün kurutulmuşunu yiyorlar, bunlar arasında deniz ürünleri en çok tüketilenler arasında yer alıyor.

DSC02990

Tatlılar! Her köşe başında sadece şekerli pastane ürünleri satan fırınlara rastlamak mümkün.

Reklamlar

2 responses »

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s