Guilin, Çin.

Standard

17 Şubat 2013, Pazar.

Guilin’deki son günüm. Ertesi sabah çok erken bir saatte Chengdu’ya uçağım var, bu nedenle bu günü şehir merkezinde dolanarak, parklarda oturup insanları izleyerek geçiriyorum. Odaya dönmeden önce Li nehri kenarında yürüyorum. Hava kararmadan erkenden odama döndüğümde ise pazar gününe yakışır bir şekilde günün geri kalanı için yorganın altında filmler ve kitaplar beni bekliyor. Eşyalarımı toplayıp erkenden uykuya dalıyorum.

16 Şubat 2013, Cumartesi.

Foto 14

Foto 15

Foto 16

Huangluo Yao kasabasından manzaralar.

Foto 17

Foto 18

Uzun saçlı kadınların gösterilerinden kesitler.

Foto 19

Foto 20

Uzun saçlı kadınlar, geleneksel pembe kıyafetleri içinde el işleri satmaya çalışırken.

Foto 21

Foto 22

Foto 23

Lijang pirinç tarlaları.

Foto 24

Ping’an kasabası.

Foto 25

Ping’an kasabası yerelleri ateşte patates pişirirken.

Sabah yine erkenden uyanıyorum. Bu sefer Guilin’e asıl geliş amacım olan, “Dragon’s Backbone Terraces” olarak da anılan Longji Pirinç tarlalarını görmek için, İsveçli bir çiftle beraber hostelin ayarladığı küçük bir minibüse biniyoruz ve iki saatlik bir yolculuk sonrasında ilk olarak Huangluo Yao kasabasına varıyoruz. Bu kasaba aynı zamanda “Uzun Saçlılar Kasabası” olarak da anılıyor. Kasabanın bu kadar ünlü olmasının nedeni, burada yaşayan bütün kadınların saçlarının çok uzun olması. Kasabada yaşayan altmış kadar ailenin arasında, en uzun saçlı kadının saçı iki metreyi buluyor. Bu kasabada yaşayan kadınlar, saçlarını sadece on sekiz yaşına bastıklarında bir kere kesiyorlar. Evlenene kadar saçlarını alınlarının üzerinde topluyorlar. Saçlarını sadece evlendiklerinde ilk olarak kocalarına gösteriyorlar. Eğer olur da yanlışlıkla bekar kadınlardan birisinin saçını açık görürseniz, geleneklere göre üç sene kasabada kızın ailesi ile kalmanız gerekiyor. Kadınların topuz halindeki saçlarında üç demet saç bulunuyor: kendi saçları, dökülen saçlarını topladıkları bir demet ve on sekiz yaşında kestikleri demet. Bu kadınlar saçlarını özel bir şampuan ile yıkıyorlar, rehberimiz Alex’in dediğine göre bu şampuan çok kötü kokuyormuş; ama kadınların saçlarını görseniz pırıl pırıl parlıyor. Bu kadınları kasaba içerisinde pembe yerel kıyafetleri ile kolayca ayırt edebiliyorsunuz. Üstelik Çin hükümetinin “tek çocuk politikası” etnik azınlık oldukları için, bu gruba uygulanmıyor.

Kasabada önce küçük bir tur atıyoruz, birkaç yerel ahşap evi ziyaret ediyoruz. Sonrasında da kasabanın kadınları tarafından hazırlanan gösteriyi izlemek üzere, gösteri merkezindeki yerimizi alıyoruz. Bir saat boyunca kadınlar, yerel kıyafetleri içerisinde günlük hayatlarından sahneleri şarkılar eşliğinde bize sergiliyorlar. Bu sırada çay ve şekerleme ikram ediyorlar. İşin üzücü kısmı, bu kasabanın neredeyse bütün gizemini ve yerelliğini kaybetmiş olması. Son derece turistik bir mekan haline gelmiş kasabada, her şey turistler için yenilenmiş. Kasabanın sokaklarında yürürken, tamamen turistik bir yerde bulunduğunuzu iliğinize kadar hissediyorsunuz.

Yemek için Ping’an kasabasına geçiyoruz. Küçük bir restoranda bir masa dolusu son derece leziz Çin yemeği bize sunuluyor. Bölgeye özgü bambu arasında hazırlanan dolmalar özellikle denemeye değer. Yemek sonrasında pirinç tarlalarını görmek için Ping’an Zhuang kasabasına ilerliyoruz. Ping’an Zhuang, basamak basamak uzanan pirinç tarlalarının arasına kurulmuş küçücük bir kasaba. Buradaki pirinç tarlaları, şekil itibariyle yedi küçük tepe ve bir adet geniş tepeden oluştuğu için “yedi yıldız ve ay” adı ile anılıyor. Kasabanın daracık yolları ve merdivenlerinden yavaş yavaş yukarıya çıkarak iki adet gözlem yerinden tarlaları izliyorum. Hava yağmurlu ve pirinç sezonu olmadığı için birçok pirinç tarlasında lahana ve farklı sebzeler yetiştiriliyor. Kapalı hava ortama ayrı bir büyü katıyor. Çin’deki bütün görülmeye değer yerlerde olduğu gibi, bu kasaba da son derece turistik bir boyut kazanmış. Küçücük kasabada harıl harıl yeni oteller ve restoranlar için inşaat işleri devam ediyor. İki saat kadar pirinç tarlaları ve kasabanın daracık sokakları arasında turladıktan sonra Guilin merkezine dönmek için minibüsümüze atlıyorum. Şehir merkezine vardığımda ise odaya dönmeden önce şehir merkezinde biraz yürüyorum. Odaya döndüğümde de elektrikli ısıtıcının karşısındaki yerimi alıp kitaplarıma dalıyorum.

15 Şubat 2013, Cuma.

Foto 8

Guilin’den bizi Yangshou’ya götürecek tekneler limanda yolcularını beklerken.

Foto 9

Li nehri’nde teknelere taze meyve satan balıkçılar.

Foto 10

Foto 11

Foto 12

Li nehri manzaraları.

Foto 13

Yangshou’nun turistik ve kalabalık “Batı Sokağı”.

Sabah erkenden uyanıyorum. Bir gün önceden hostel aracılığıyla ayarladığım Guilin’den Yangshou’ya olan 83 kilometrelik Li Nehri turu için beni almaya gelen otobüste yerimi alıyorum. Otobüs yarım saatlik bir yolculuk sonrasında kalabalık Çinli turist gruplarının doldurduğu limana varıyor. Limanda biraz bekledikten sonra nehir üzerinde yer alan büyük nehir turu teknelerine biniyoruz. Üç katlı teknemizde, karşılıklı koltukların yer aldığı masalardan bir tanesine, Şanghay’da yaşayan İspanyol bir çiftin yanına oturuyorum. Bu noktadan sonra dört buçuk saat boyunca birbirinden güzel puslu manzaraları geçiyoruz. Sarı sığ örtü, beş parmak tepesi, boyanmış dokuz at tepesi yol üzerinde geçtiğimiz önemli simgeler oluyor. Öğlene doğru, leziz ve açık büfe Çin yemeklerini teknede yiyoruz. Sonrasında öğlen iki gibi Yangshou’ya varıyoruz.

Açıkçası, Yangshou beni hayal kırıklığına uğratıyor. Sakin bir balıkçı kasabası bulmayı beklerken ben, son derece turistik, limanında karabatak kuşları ile fotoğraf çektirmeniz karşılığında sizden para istemeye gelmiş balıkçıların beklediği bir kasaba ile karşılaşıyorum. Bu balıkçı karabatak kuşları bölgede çok meşhurlar. Eğitilmesi yıllar süren bu kuşların boğazlarına takılan bir kelepçe ile balıkları yutması engelleniyor ve balıkçılar da balıkları bu şekilde yakalıyorlar. Limanın hemen yakınındaki, şehrin merkezine uzanan “West Street” yani Batı Sokağı sağlı, sollu aynı ürünleri satan hediyelik eşya dükkanları, cafe’ler ve restoranlardan geçilmiyor. Kalabalık Çinli gruplardan adım atmak da çok mümkün olmuyor. Bir saat kadar bu sokak ve çevresinde dolandıktan sonra, yakınlardaki otobüs terminalinden bir otobüse biniyorum. İki saatlik bir yolculuk sonrasında Guilin’e geri dönüyorum. Her akşamüzeri olduğu gibi şehir merkezinde ve göl kenarında birkaç tur atıyorum ve hava karardıktan sonra otelime geri dönüyorum.

14 Şubat 2013, Perşembe.

Foto 5

Foto 6

Foto 7

Reed Flute Mağarası’ndan manzaralar.

Öğlene doğru kaldığım odayı boşaltıyorum. Nasıl olduysa bana daha ucuza, çok geniş ve Li Nehri manzaralı bir aile odası veren Guilin Riverside Hostel’e eşyalarımı taşıyorum. Yerleştikten sonra, hostelden aldığım bilgiler doğrultusunda, ana caddeden 3 numaralı yerel otobüse atlayıp yarım saatlik bir yolculuk sonrasında “Reed Flute” yani Kamış Flüt Mağarasına ulaşıyorum. Mağara ismini, bir zamanlar girişini kaplayan flütleri süslemek için kullanılan kamışlardan alıyor. Bu büyük ve görkemli mağara, doğallığı ile muazzam bir güzellik sunuyor; fakat ne yazık ki mağaranın her köşesini ışıklandırmak için kullanılan rengarenk spotlar ve her yeri dolduran kalabalık ve kaba Çinli turist grupları ortamın büyüsünü bozuyor. Mağaranın diskodan bozma köşelerini keşfettikten sonra, yağmurlu Guilin merkezine geri dönüyorum.

Şehir merkezinde bir şeyler yiyorum, Shan Gölü’nün etrafında bir tur atıyorum ve gün kararmaya yakınken odama doğru ilerliyorum. Oda o kadar soğuk ki, ne oturmak mümkün, ne de uyumak. Resepsiyondakiler çok yardımcı oluyorlar da, odaya koyabilmem için elektrikli bir ısıtıcı veriyorlar. Gece boyunca bu ısıtıcıyı dibimden ayırmıyorum. Bir süredir yolculuk ettiğim şehirlerde soğuk hava bütün kemiklerimi takırdatırken, yüzüme vuran sıcak, yaz mevsimini ne kadar özlediğimi hatırlatıyor. Japonya’dan sonra sıcak iklim kuşağından çıkmamaya karar veriyorum.

13 Şubat 2013, Çarşamba.

Foto 1

Guilin’in geniş caddeleri sizi adeta otoban ortasındaymışsınız gibi hissettiriyor.

Foto 2

Restoran önündeki yenmek için hazırlanmayı bekleyen canlı hayvanlar.

Foto 3

Foto 4

Shan Gölü’nde yer alan ikiz pagodalar: Güneş ve ay pagodaları.

Çok sersemlemiş ve yorgun uyanıyorum. Hava kapalı ve çok soğuk. Havanın kapalılığı bulutlardan mı, yoksa kendisini yoğun bir şekilde belli eden ve hissettiren hava kirliliğinden mi ayırt edemiyorum. Kat kat tişörtleri, uzun kolluları üzerime geçirip şehrin merkezinde bir yürüyüş yapmaya karar veriyorum. Şehir çok büyük olmasına rağmen, kaldığım Stairway Grand Otel, konumu itibari ile çok ideal. Şehrin ana caddesi olan Zhongshan Zhonglu’ya sadece beş dakika yürüme mesafesinde. Tek dezavantajım, kötü hava koşulları nedeniyle Çin’de turizm sezonu olmamasına rağmen, Çin Yeni Yılı dolayısıyla Çinlilerin tatil zamanına denk gelmiş olmam. Bu da çoğu otel ve ören yerinde normalin iki katı fiyat ödemem anlamına geliyor. Bu nedenle, iki günlük konaklamadan sonra görece daha ucuz bir otele geçmeye karar veriyorum.

Şehir turu sırasında yol kenarını süsleyen restoranları geçiyorum. Bu restoranların önlerine sıra sıra kafesler ve kırmızı leğenler dizilmiş. Küçüklü büyüklü balıklar, karidesler, yengeçler, kaplumbağalar, tavşanlar, tavuklar… aç müşteriler tarafından seçilmeyi bekliyor, adeta kurbanlık koyun misali. Ana caddeye vardığımda insanları izleyerek Shan Gölü’nün kıyısına kadar ilerliyorum. Shan Gölü, göl üzerinde yer alan aya ve güneşe adanmış ikiz pagodaları ile meşhur. Bu pagodalara karşı oturup sütlü çayımı içiyorum. Bu sırada yağmur da yavaştan etkisini göstermeye başlıyor. İp gibi ince ince yağan yağmur altında yürüyerek odama geri dönüyorum. Günü dinlenme günü ilan edip, odada bir şeyler okuyorum, dizi izliyorum. İlk ayların hızlı temposu, bünyem üzerindeki etkilerini iyiden iyiye belli ediyor da, bu mola verdiğim günler bana iyi geliyor.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s