Hindistan.

Standard

Hindistan: Genel Bilgiler

Uzun yolculuğumun ilk ülkesi Hindistan hakkında tam olarak ne yazılır bilemiyorum. Daha önce de belirttiğim gibi kim ne derse desin, insanın gelip kendi gözleri ile görmeden, kendi duyuları ile deneyimlemeden anlayamayacağı ve anlatamayacağı bir ülke. Sizi daha ilk başında çarpan, yoran, zorlayan, enerjinizi tüketen; ama buna rağmen her köşeyi döndüğünüzde size sunduğu beklentilerinizin üzerindeki güzellikleri ile dengeyi bir yerde yakalamayı başaran bir ülke.

Hindistan’da yolculuk yapmak çok zor ve yorucu, özellikle de tek başınıza yolculuk yapıyorsanız (hele bir de beyaz bir kadınsanız); ama bir o kadar da öğretici. İnsanlar hakkında, durumlar hakkında, koşullar hakkında, en önemlisi kendiniz hakkında çok çabuk öğrenmenizi gerektiren bir ülke. Sunduğu kültürel çeşitlilikle sizi beslerken, karşınıza çıkardığı bitmek tükenmek bilmeyen zorluklarla sizi sınayan, bir yandan da güçlendiren bir ülke.

Bütün yolculuğum boyunca burada öğrendiğim bir şey varsa “Neden?”ya da “Nasıl?” diye sormamak gerektiği. Burası Hindistan! Her an, her yerde, her şey olabilir. Hiç beklemediğiniz manzaralarla ya da mantık akışlarıyla karşılaşabilirsiniz. Belli durumlara anlam veremeyebilirsiniz. Size hiç anlam ifade etmeyen ve neden o ortamda olduğunuzu sorgulatan konumlarda bulunabilirsiniz. Burayı güzel yapan taraflarından bir tanesi de bu özelliği zaten, sizi sürekli şaşırtabilmesi.

Günün sonunda muhtemelen bu ülkenin çoğu kişide uyandırdığı his ise aynı: tam bir aşk nefret ilişkisi. Ne kendisini tam olarak sevdirebiliyor, ne de nefret ettirebiliyor.

DSC00619

Jaipur’da Amber Kalesi’nde.

DSC00628

Jodhpur sokaklarında.

IMG_0682

Jodhpur’da sevgili Lalita ile.

DSC00784

Bombay, Elephanta Adası’nda.

IMG_1238

Varkala’da tren beklerken.

DSC01143

Madurai’nin meşhur tapınağında.

DSC01762

Chennai’de.

Ne kadar süre ayrılmalı ve ne zaman gitmeli?

Hindistan çok büyük bir ülke. Aylarınızı ayırsanız da görülmesi gereken her yeri göremeyebilirsiniz. Ben toplamda 35 gün kaldım. Birazcık hızlı yolculuk yaptığım için bu 35 gün içerisine hem ülkenin kuzeyinde, hem de güneyinde birçok şehri sığdırabildim. Hala eksik olan birçok bölgem olsa da en azından beni tatmin edecek kadar yeri görebildim.

Ülkenin her bölgesi için mevsim açısından uygun dönemler değişiklik gösterebiliyor. Aralık – Ocak ayı için kuzey bölgeleri ideal sıcaklıktaydı; ancak gündüz ve gece arasındaki sıcaklık farkı çok yüksek olduğu için çoğu akşam soğuktan titreyerek uyandım. Gece yolculukları da bu anlamda çok zorlayıcı oldu; fakat güneye indikçe hava sıcaklıkları otuz dereceyi geçmeye başladı ve tropikal iklimin getirdiği sıcak hava ve nem çoğu şehirde bunaltıcı derecelere ulaştı.

Vize

Hindistan, diğer ülke vatandaşlarına vize verirken zorluk çıkarsa da Türklerin vize alması çok kolay. Ben Ankara’daki Hindistan Büyükelçiliği’ne ilgili evrakları sabahtan götürüp 43 dolar vize ücreti karşılığında teslim ettim ve öğleden sonra gidip üç aylık çok girişli vizemi teslim aldım.

Hindistan’ın vize politikaları birçok kez değişmiş durumda. Örneğin, 2012 sonuna kadar ülkeden bir kere çıkış yaptığınızda çok girişli vizeniz olsa bile tekrardan girebilmeniz için aradan iki ay geçmesini beklemeniz gerekiyordu; (belli durumlarda bu kuralın esnetilebildiğini duydum) fakat bu kural 2012 sonlarında kaldırıldı ve ben ülkeden giriş çıkışlarda bir problem yaşamadım. Sri Lanka’ya giderken çıkış yaptığım Hindistan’a on gün sonra tekrar aynı vize ile girişimi yapabildim.

Rota

Hindistan’a gelmeden önce özellikle Hindistan’dan ne beklediğinizi belirlemenizde fayda var; lakin Hindistan’ın size istediğiniz macerayı sunma ihtimali çok yüksek. Tarih kokan şehirlerden tutun da, çöl maceralarına kadar; plaj sefası ve partilerden tutun da, dağ tepelerinde çay tarlalarını gezmeye kadar; yoga ve meditasyon okullarından tutun da her türlü ruhsal ve dinsel beslenmeye kadar çok geniş bir yelpaze söz konusu. Ben 35 gün boyunca aşağıdaki rotayı takip ettim.

india_political

14-15.12.2012, Yeni Delhi
16-17.12.2012, Amritsar
18.12.2012, Fatehpur Sikri
19.12.2012, Agra
20-22.12.2012, Jaipur
23.12.12.2012, Jodhpur
24-26.12.2012, Udaipur
27-29.12.2012, Bombay
30.12.2012 – 02.01.2013, Goa (Panaji, Old Goa, Madgaon, Palolem Kumsalı)
03.01.2013, Alleppey, Kollam
04-05.01.2013, Varkala
06-07.01.2013, Cochin
08.01.2013, Madurai

18-20.01.2013, Chennai
21-22.01.2013, Khajuraho
23-25.01.2013, Varanasi
26.01.2013, Gorakhpur, Sunauli

Bu bölgelere ek olarak içimde birazcık “Ah keşke gitmiş olsaydım” diyebileceğim yerler arasında ülkenin güneybatısında yer alan sahil kasabası Gokarna, tarihi kalıntılar ve manzaraları nedeniyle çok tercih edilen Hampi;  kuzeydoğuda yer alan karmaşa şehri Kolkata ve çay tarlaları ile meşhur Darjeeling; kuzeyde yer alan yoga okulları ve ashram’ları ile meşhur Riskisesh ve son olarak kuzeybatıda yer alan muazzam manzaralara sahip Kashmir bölgesi yer alıyor.

Ulaşım

Ülke içerisinde yolculuk etmek epey zor. Bir yerden bir yere giderken çok uzun mesafeleri saatler süren otobüs ve tren yolculuklarında geçirmeniz gerekebiliyor.

Tren ağı çok gelişmiş olup her yeri birbirine rahatlıkla bağlasa da, sizin tren bileti bulmanız o kadar rahat olamayabiliyor. Tren bileti almanın iki yolu var. Birincisi tren istasyonları. Genelde tren istasyonlarının kalabalığına ve karmaşasına karışmak ve bu karmaşayı göze alıp da istasyona gittiğinizde oradaki görevlilere derdinizi anlatmaya çalışmak benim gözümde çok büyüdüğü için ben bu yöntemi tercih etmedim. Tercihimi ikinci yöntemden, yani internet üzerinden biletleri almaktan yana kullandım. Hint demiryollarının bu konuda çok gelişmiş ve kullanımı kolay bir sitesi var: www.irctc.co.in. Siteden bilet alabilmek için üyelik şart. Üyelik işlemi sırasında size mobil onaylama kodu göndermek için bir adet Hint cep telefonu numarası isteniyor; ama bu aşamayı site yönetimine e-posta gönderip mobil onaylama kodunu bir gün içerisinde yazılı olarak alıp es geçebilirsiniz. Siteye üye olduktan sonra gitmek istediğiniz şehirler arasındaki tren alternatiflerini farklı sınıf ve fiyat seçenekleri ile görmeniz mümkün. İnternetten biletlerinizi alabilmenizin bir başka koşulu da garip bir şekilde Hindistan dışından bilet alacaksanız American Express kart kullanmanız. Bu koşulu da sağlıyorsanız, biletlerinizi 20 RS hizmet bedeli ödeyerek e-bilet şeklinde kolayca alabilirsiniz.

Tren biletlerinin en büyük sorunu çok çabuk tükeniyor olmaları. Eğer gideceğiniz rota belliyse bir iki hafta öncesinden biletlerinizi almakta fayda var. Bazen tükenmiş gibi gözüken biletler, istasyonlarda ekstra ücret karşılığında gişelerden ya da istasyon yöneticileri ile görüştükten sonra yoktan var olabiliyorlar. Eğer bu da olmadı diyelim, yolculuğunuzu gerçekleştirmeyi planladığınız günün bir gün öncesinde satışa sunulan “tatkal” yani acil durum biletlerini de erken davranırsanız normal biletlerden biraz daha pahalıya alabilirsiniz. Bilet alma konusundaki bir başka alternatif ise bekleme listelerine adınızı yazdırmanız. Trenin kalkmasına 3-4 saat kala netleşen listelerde şans eseri bilet bulmanız mümkün; ama bunun da tabi garantisi yok.

Eğer olur da bilet bulursanız tren yolculuklarının farklı sınıfları mevcut. Ben 2A ve Sleeper kategorisi ile yolculuk ettim. 2A kısa yolculuklarda klimalı ve geniş koltuklu vagonlarda yolculuk imkanı sunarken, uzun yolculuklarda son derece rahat yataklı vagonlarda yolculuk imkanı sunuyor. Sleeper kategorisinde ise durum biraz daha farklı. Eğer gündüz yolculuğu ve kısa süreli ise 3-4 kişilik sleeper kategorisi yataklarına beşer onar sıkışıp oturarak yolculuk yapıyorsunuz, bulduğunuz yere oturuyorsunuz. Eğer uzun süreli gece yolculuğu ise ve şansınıza rezerve yatağınız varsa üç sıra alt alta dizilmiş ranzalarda yolculuk yapıyorsunuz. 2A’nın aksine bu yolculuklarda yastık, battaniye, çarşaf size verilmiyor.

Trenlere bir diğer alternatif ise otobüsler. Bol bol korno sesleri, çılgın sollamalar, tehlikeli araç kullanımı ve son ses Hint müziği sizi rahatsız etmiyorsa doğru yerdesiniz. Eğer eski püskü yerel otobüsleri tercih etmediyseniz, şehirler arasında yolculuk etmenize imkan sağlayan birçok özel firma var. Çoğu aynı kalite standardını korusa da firmaların otobüsleri farklılık gösterebiliyor. Bu yüzden otobüsleriniz seçerken Volvo ve Mercedes marka otobüsleri tercih etmenizi tavsiye ediyorum. Otobüsler arasında da farklı seçenekler mevcut. Normal koltuklu, yarı yataklı ve yataklı otobüsler var. Yataklı otobüslerde dikkat edilmesi gereken iki kişilik bölmelerden yer ayırtmamanız, yoksa yanınızda hiç tanımadığınız birisi ile uyumak durumunda kalabilirsiniz. Biletleri şehirlerin birçok yerine yayılmış turizm firmalarından alabileceğiniz gibi internet üzerinden www.redbus.in sitesinden de alabilirsiniz. Bu site birçok firma ve sefer detayına yer veriyor.

Konaklama

Hindistan’da konaklamalar çok ucuz ve ayıracağınız bütçeye göre size çok fazla alternatif sunuyor. Ben genelde 200-1500 Hint Rupee’si arasında değişen (genelde bu eğrinin ucuz tarafında kalan) konukevlerinde konakladım. Neredeyse her konakladığım oda için iki kişilik ücret vermek zorunda kaldım. Oteller çok temel ihtiyaçları karşılayacak şekilde düzenlenmiş. Hijyen açısından birçok oda kirli yastık kılıfı ve çarşaflarla sınıfta kalıyor. Eğer Hindistan’da konaklayacaksanız soğuk su ile duş almaya, gecenin bir saatinde, sabahın bir köründe her türlü gürültü ile uyandırılmaya alışsanız iyi edersiniz.

Benim yolculuk boyunca konakladığım oteller ve fiyatları aşağıdaki gibi:

Hindustan Guest House, Yeni Delhi – 400 RS
Grand Hotel, Amritsar – 1477 RS
Tourist Rest House, Agra -720 RS
Hotel Arya Niwas, Jaipur – 1128 RS
Shiwam Guesthouse, Jodhpur – 350 RS
Hotel Minerwa, Udaipur – 600 RS
Salvation Army Hostel, Bombay – 250 RS
Tony Cottage Rooms and Huts, Palolem Beach, Goa – 500 RS
Dream Nest Heritage House, Alleppey – 500 RS
Lima Residency, Varkala – 600 RS (iki kişi konakladık)
Sea View Hotel, Ernakulam – 360 RS
Hotel Masa, Chennai – 660 RS
Hotel Zen, Khajuraho – 400 RS
Mirisha Guesthouse, Varanasi – 500 RS & 200 RS

IMG_0182

Hindustan Guesthouse, Yeni Delhi. (nam-ı diğer bir daha ölsem de kalmam)

IMG_0325

Grand Hotel, Amritsar. (konakladığım en pahalı otel)

IMG_0628

Shivam Guesthouse, Jodhpur.

IMG_0835

Salvation Army Hostel, Bombay.

IMG_1759

Masa Hotel, Chennai.

Yiyecek içecek

Hindistan yemekleri sonsuz bir seçeneği de beraberinde getiriyor. Her şehrin, her bölgenin, her etnik grubun ve dinin yemekleri farklılık gösterirken, bu da size farklı alternatifler sağlıyor. Yemekler arasındaki en temel ayrım vejetaryen yemekler ya da vejetaryen olmayan yemekler. Güneyde genelde vejetaryen ağırlıklı yemekler yer alırken, kuzey ve orta Hindistan’da Mughal geleneğinden çeşitli et yemekleri, Punjab bölgesinde de “tandoori” adı verilen özel bir fırında pişirilen yemekler ağırlık gösteriyor. Bol baharat ve rengarenk sunum yemeklerin en temel özelliğini oluşturuyor. Öyle ki Türkiye’den baharatlara alışık olan ben bile, her baharatlı yemekten sonra burnumun akmasına engel olamadım. Buna rağmen herkesin dediğinin aksine yemeklerden dolayı herhangi bir rahatsızlık yaşamadım ya da midemi bozmadım.

Pirinç yemeklerin çoğunda kullanılıyor, özellikle de güney bölgelerde. Haşlanmış, çeşitli baharat ve aromalarla zenginleştirilmiş pilav türleri birçok ana yemekle beraber sunuluyor. (Örneğin, pilau veya biryani) Kuzeyde ise yemeğinizin yanında çeşitli ekmekler sunuluyor. Bizdeki pidelerin küçük boyları olan roti ya da chapati en sık rastlanılanlar. Hamur balonlarına benzeyen puri ya da farklı versiyonu kachori de çoğu zaman ana yemeklerin yanında getiriliyor. Tandoori’de hazırlanan naan ekmekleri de lezzetli bir alternatif oluşturuyor. Deniz ürünleri özellikle güneyde, Kerala bölgesinde çok yaygın ve çok lezzetli. Köri ile hazırlanan balıklar, masala tarzında hazırlanan karides ve kalamarlar farklı damak tatlarına hitap ediyor. Dhal, Hindistan’da en çok rastlayacağınız yemek türlerinden bir tanesi. Yani köri ile hazırlanmış mercimek. Farklı çeşitlerde onlarca dhal türünü yolculuğunuz boyunca tatma imkanınız olacaktır. Çeşitli turşular, hint turşuları ve turplar yemeklerle beraber genelde ikram ediliyor.

Ülke çapında çok tercih edilen Thali, geleneksel olarak demir tepsilerde farklı bölmelerde 4-5 farklı yemek çeşidinin yanında pilav ile sunuluyor. Dosa adı verilen, genelde güney bölgelerde rastlanan geniş krepler, vejetaryen restoranlarda yer alıyor. Masala dosa istediğinizde ise bu kreplerin içine baharatlı patates koyuyorlar. İdli adı verilen pirinçten yapılan süngerimsi kekler de çok sık rastlayacağınız yemek türleri arasında yer alıyor.

Hindistan’da sokak yiyeceklerinin zenginliğine şaşırabilirsiniz. Her köşe başında haşlanmış, kızarmış ya da taze yemekleri hazırlayan küçük tezgahlar farklı tatlara ev sahipliği yapıyor. Bunlar arasında en yaygın olanı samosa adı verilen bohça şeklinde, içinde baharatlı haşlanmış patatesin bulunduğu kızartmalar ve kızartılmış sebzelerden oluşan bjaija’lar.

Taze sebze ve meyveler çok lezzetli. Her ne kadar Kabir bu kadar kalabalık bir nüfusu beslemek için yetiştirilen meyvelerde çok fazla kimyasal kullandığını söylese de, her yerde bulabileceğiniz meyveleri tatmanızı öneriyorum.

Tatlı olarak mithai adı verilen şekerlemeler çok meşhur. (Örneğin, barfi, halwa, ladoos) Özellikle de Bombay bu konuda en iyi şekerlemeleri yapan şehir olarak anılıyor. Çeşitli meyve ve yemişler ile hazırlanan, bizdeki lokum ve helvaya benzeyen; ama tadına baktığınızda anında bütün beyninize kadar sizi ele geçiren çok lezzetli bu küçük tadımlıklar, çoğu zaman gümüş bir kaplama ile size sunuluyor. Buna ek olarak bizdeki pudingi andıran kheer ya da pasayam gibi tatlılar yemeklerden sonra tercih ediliyor. Kulfi ise ülkenin birçok yerinde satılan, yoğun kremalı dondurmalara deniyor.

İçecekler ise taze meyve sularından tutun da, soda limona kadar birçok lezzette geliyor. Masala chai adı verilen yol kenarlarında hazırlanan tatlı, baharatlı ve sütlü çay ile lassi adı verilen yoğurttan hazırlanan (kimi zaman meyveli, şekerli ya da tuzlu) içecekler ise bütün yolculuk boyunca benim en favorilerim oluyor. Yerel, popüler ve her yerde bulabileceğiniz birası ise Kingfisher.

IMG_0475

Hint kahvaltısı, bol baharatlısından. Balon şeklindeki ekmekler puri ile beraber.

IMG_0672

IMG_1182

“Turist” kahvaltısı.

IMG_0450

Hint yemeklerinin en güzellerinden bir tanesi: Thali.

IMG_1911

IMG_0506

Masala tavuk çeşitleri.

DSC01747

Masala dosa, muz kabuğu üzerinde servis ediliyor.

IMG_1151

Çakma muz kabuğunda servisler, yemekler genelde sağ el ile yeniyor.

DSC00652

Jodhpur’da ev yemeği keyfi.

DSC01768

Hint şekerlemeleri.

_MG_2800

Jaipur’un meşhur lassi’si, tek kullanımlık toprak kaplarda servis ediliyor.

DSC02048

Varanasi’nin meşhur lassi’si daha çok bir tatlıyı andırıyor.

DSC02072

Masala chai hazırlanırken.

Reklamlar

2 responses »

  1. Merhaba Anıl,

    Blog’unu yeni keşfettim ama onca günlük işimin gücümün arasında satır satır okuyup bitiriverdim. Sanki kendim yola çıkmışım gibi içim sıcacık oldu 🙂 Yazdıklarını ve fotoğraflarını çok beğendim. Umarım makinene bir zarar gelmez ve sıkılmadan yazmaya da devam edersin.

    Ben de Hindistan’da çok benzer bir rota izlemiştim ve bir o kadar benzer hislere kapılmıştım. (Rajasthan, Agra, Delhi, Varanasi, Doğu kıyısında ufak tefek birkaç sahil kasabası, Chennai, Mamallapuram, Madurai, Kochi, Kerala, Goa, Bombay ve Hampi’ye yolum düşmüştü. Bir ara da Pushkar’da bir meditasyon okulunda kaldım hatta.) Ama ne yazık ki bu kadar güzel fotoğraflar çekemedim, zira muson mevsiminde gitmiş olduğum için fotoğraf makinem bozulmuştu. Günde ortalama üç kere elle, bir otuz kere falan da söz ile taciz edilmek insanın canını sıksa da, yine olsa yine giderim!

    Gelecek maceralarını ve/veya “çile”lerini okumayı heyecanla bekliyorum.

    Londra’dan sevgilerle,

    Didem T.

    P.S: Bu arada Kamboçya’ya gitmeyi planlıyor musun? Şu aralar Kamboçya fetiş ülkem oldu da… Kendisiyle ciddi düşünüyorum. (Tabii bu durum Kamboçya’ya çalışma vizesi almanın çok kolay olması ve duyduğum kadarıyla bölgenin oldukça canlı bir NGO sektörüne sahip olmasıyla alakalı olabilir.)

    • Didem Merhabalar,

      Geç cevabım için çok özür dilerim, bir ay kadar Çin yolculuğundan sonra ancak giriş yapabiliyorum siteye yasaklı internet sonrası.

      Öncelikle çok ama çok teşekkür ederim, beğendiğine sevindim. Ben umarım enerjim yettiği kadar gezmeye, yazmaya ve fotoğraf çekmeye devam edeceğim. Hindistan en zoruymuş, ama en yine de insan nefret edemiyor nasıl bir memleketse.

      Kamboçya yol haritasında var, ama daha bir iki ayım var o taraflara ulaşmak için, çok güzel olduğunu ben de defalarca kez duydum. 🙂 Bakalım, izlenimlerimi haberdar ederim artıkın.

      Çok sevgiler.

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s