Alleppey, Hindistan.

Standard

4 Ocak 2013, Cuma.

DSC00868

DSC00874

DSC00908

 

DSC00911

DSC00926

DSC00931

DSC00945

DSC00901

DSC00957

 

DSC00964

 

DSC00951

 

Kanal turundan manzaralar.

Erkenden odamı boşaltıyorum, bana verdikleri geniş evde benden başka kimse yok. Ben de odanın ücretini anahtarla beraber masanın üzerindeki küçük vazoya bırakıyorum. Gün boyu sürecek ve beni 80 km uzaklıktaki Kollam’a kanallar aracılığıyla götürecek feribot turu için istasyona gidiyorum. Rengarenk feribotta yerimi alıyorum. Teker teker aynı turu yapmak için eşyalarını toplamış yabancılar da feribotun üst katını doldurmaya başlıyorlar. Saat 10:30 olduğunda biz de artık yola koyuluyoruz. Tam tamına yedi buçuk saat boyunca kah genişleyen, kah daralan kanallarda insanların yakalayabildiğimiz günlük hayatlarına şahit oluyoruz. Çamaşır yıkayanlar, balık tutanlar, suda yüzen çocuklar… Yolculuğun bir noktasında yüzlerce minik ördeğe denk geliyoruz da, herkes fotoğraf çekmek için feribotun ön tarafına doğru geliyor. O sırada biz de Tom ile tanışıyoruz. Kendisi Avustralyalı bir makine mühendisi. Okulu yeni bitirmiş ve çalışmaya başlamadan önce uzunca bir süre yolculuk yapmaya karar vermiş. Beş aydır yoldaymış, aşağı yukarı aynı rotayı takip edeceğimizi fark edince bunun üzerinden biraz muhabbet ediyoruz. Birisi yemek, birisi çay için olmak üzere iki mola veriyoruz. Biz de o sırada Tom’la ülkelerden, yollardan, yolculuk yapmaktan, müzikten bahsediyoruz. Tom şu ana kadar gezdiği ülkelerde başına gelenleri anlatıyor. Zorlukları ve kolaylıkları ile. O sırada feribotumuz ağır aksak ilerliyor. Yol üzerinde gördüğümüz çin usulü balık ağları hepimizi şaşırtıyor. Göz açıp kapayıncaya kadar seksen kilometre de geçmiş oluyor.

Kollam’a vardığımızda, Tom’la bizim planımız direk Varkala’ya geçmek ve orada konaklamak. Fark ediyoruz ki bunu tek düşünen biz değiliz; feribottaki yabancıların yarısı da aynı şeyi planlamış. Hep beraber otobüs durağından bineceğimiz otobüsü öğrenip yola koyuluyoruz. Kollam içerisinde mini bir turdan sonra, bir saat kadar eski bir otobüsle ilerleyip başka bir otobüse biniyoruz. Bu sırada sayımız dörde düşmüş durumda. Ben, Tom ve İsviçreli bir çift. Onlar da dört aylık izin alıp Nepal ve Hindistan’ı gezmeye karar vermişler. Hep beraber Hindistan anılarımızı paylaşıp gülüyoruz otobüsün gürültüsünde. Varkala’ya vardığımızda dağılıp otel bulmaya çalışıyoruz. Tom ve ben bölgeye göre ucuz bir otel bulup oraya yerleşiyoruz. Otelimiz kayalıklardan okyanusa bakıyor. Hava o kadar sıcak ki, akşamın bir saati olmasına rağmen nemden ve esintisizlikten on dakikalık yürüme sonrasında sırılsıklam kalıyoruz. Duşları uyumadan önceye bırakıp otel ararken gördüğümüz, üç katlı çok güzel şekilde ışıklandırılmış, okyanusa karşı olan restorana gitmeye karar veriyoruz. Tom bir balık istiyor, bense karides masala. Yemekler bir buçuk saat rötarla gelse de, bizi tatmin etmeye yetiyor. Kapanışı da “hello to the queen” isimli efsane tatlı ile yapıyoruz. Gece güzel, sinekler bol, sineklerin gözdesi ben ise huzursuz. Biralarımızı yudumlayıp odaya geri dönüyoruz. Benim ertesi gün yapmam gereken ilk iş Tom’dan da aldığım ipuçları sayesinde Madurai’den Kolombo’ya, yani Sri Lanka’ya bir uçak bileti ayarlamak. En ucuz uçaklar buradan kalkıyormuş çünkü. Güzel bir uyku beni bekliyor.

3 Ocak 2013, Perşembe.

DSC00853

Trenden manzaralar.

DSC00856

Alleppey sokakları.

DSC00860

Indian Coffee House.

Trenim öğleden sonra Alleppey’e varıyor. Her tren yolculuğunda olduğu gibi, bu yolculuğa da anlamlar katıyorum ben. Müzik dinlerken şehirler, kasabalar, insanlar birbirlerine karışıyor. Huzurum ve keyfim yerine geliyor. Arada çay, kuruyemiş, meyve, yemek ve cips satanların sesleri duyuluyor. Yol uzun, yol güzel.

Alleppey’e vardığımda klimali tren vagonundan inişimle sıcak havanın yüzüme çarpması bir oluyor. Önceden ödemeli (yani önceden ne kadar para ödeyeceğiniz oradaki görevlilerce belirleniyor, bu şekilde dolandırılma ihtimaliniz de ortadan kalkıyor) bir rickshaw’a binip ayarladığım otele gidiyorum. Rickshaw yolu bilmediği için beni çok alakasız bir yerde bırakıyor, ben de araçla geldiğim yol kadar bir yolu yürüyorum. Ayarladığım otel (nam-ı diğer Dream Nest) yeni bir villanın içerisindeki odalardan oluşuyor. Bana da geniş, rahat ve temiz bir oda veriyorlar. Hem de sadece 500 RS. Yani Goa’da kaldığım gecekondu ile aynı fiyata! Güzel tarafı odanın içerisinde kum ve çeşitli hayvanlar da yok.

Odaya yerleştikten sonra şehir merkezine yürümek için dışarı çıkıyorum. Alleppey (diğer adı Alappuzha) beni çok güzel karşılıyor. Yabancısınız diye size dik dik bakanlar yok, herkes samimice selam veriyor. Her soru sorduğum insan bana yardımcı olmaya çalışıyor. Küçük çocuklar el sallıyorlar. Ben ilk iş olarak şehrin küçük ve düzenlice ayrılmış merkezinde yer alan iki tapınağı geziyorum. Tapınaklardan bir tanesi küçük ama rengarenk heykelleri ile etrafı renklendiriyor. Tapınağın girişindeki kemerde üç maymun heykeli var üstelik. Diğer tapınak ise çok geniş bir alana yayılmış ve ortadaki ana ibadet odasından başka küçük küçük kulübelerden oluşuyor.

Tapınaklardan sonra meşhur Indian Coffee House şubelerinden bir tanesine gidiyorum. Bu restoranların özelliği 1940larda Kahve Kurulu tarafından başlatılmış olmaları. Amaçları ise o dönemden bu yana hem çalışanlarına daha iyi koşullar sunmak, hem de kahve kullanımı yaygınlaştırmak. Bu küçük ve eski restoranda Hindistan genelinde yediğim en ucuz (ama ne yazık ki en kötü) yemeği yiyorum. Garsonlar giydikleri eski usul giysiler ve kafalarına taktıkları garip şapkalar ile ayırt ediliyorlar. Buradan çıkıp kanal kenarından botları, kanoları ve tekneleri inceleyerek uzun bir yürüyüş yapıyorum. Nasıl olsa buraya geliş amacım yarın gerçekleştireceğim “backwaters” turu. Yani Alleppey ve Kollam arasında 7-8 saat sürecek olan kanal turu. Otele geç dönüyorum, çünkü şehirde yürümek iyi geliyor bana. Dönerken de yarın için biletimi alıyorum. 10:30’da başlayacak tur için 300 RS ödüyorum botların kalktığı yerdeki istasyon yöneticisine. Odaya gelip güzel bir duşun ardından uyku alemine merhaba diyorum.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s