Chhatisgarh Express, Amritsar – Agra, Hindistan.

Standard

17 Aralık 2012, Pazartesi.

_MG_2526

IMG_2547

Tren komşularım.
Bir önceki gece aldığım duştan sonra, uyku da temiz geliyor beraberinde. Sabah 12’de odayı boşaltacağım için ağırdan alıyorum her şeyi. Biletimin durumu henüz belli olmamış. Yani hala trenin kalkış saatinden önce açtıkları “takal” kontenjanında, 2A sınıfı için bekleme listesindeyim. Listeler kesinleştikten sonra trende bineceğiniz vagonu öğrenebiliyorsunuz. Üstelik kalkıştan önce bu listeler bineceğiniz vagona asılıyor. Eğer vagondaki listede adınız yoksa trene binemiyorsunuz. Tek güvendiğim şey, bekleme listesinde birinci sırada oluşum; ama işi riske etmemek için bir sonraki gün için de bir tren bileti alıyorum. İnternetten alınıp iptal edilebildiği için herhangi bir zararım olmuyor nasıl olsa. Amritsar’da fazladan bir gün daha kalmayı riske etmek istemiyorum.

Odayı boşaltma vaktim geldiğinde hala bilet durumu belli olmamış, ben de yine ücretsiz servislerle eski şehre iniyorum. Amacım bu sefer Jallianwala Bagh’ı ziyaret etmek. 1919 yılında Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesi sırasında barışçı bir protesto için bir araya gelen 5000’den fazla Hintliden 1500 kadarı burada İngilizler tarafından katliama uğratılmış. Daha sonra bağışlarla satın alınan bu açık arazi bağımsızlık mücadelesinde ölen masum insanları anmak için bir parka dönüştürülmüş. Ateşten kaçmak için alanda bulunan kuyuya atlayan 120 civarında insanın da bu kuyuda can verdiği biliniyor. Park içerisinde kurşun izlerinin bulunduğu duvarlar, sonsuz temsili bir ateş, şehitler kuyusu ve bir de şehitler sergisi yer alıyor. Bu alanı gezdikten sonra tekrardan otele dönmek için ücretsiz servise biniyorum. Bu sefer o kadar şanslı değilim, oturacak yer yok. Yol da bitmiyor zaten. Her seferinde olduğu gibi dönüşte yine ilahiler okunuyor. Tren istasyonunda bileti oradaki bankolardan (aslında bir tane banko var, o da neden var çok anlamadım ya) kontrol ediyorum ve güzel haber, bana yer çıkmış! Otele gidip yemek yiyorum, Agra için otel ayarlıyorum, eşyalarımı alıyorum ve istasyonun yolunu tutuyorum.

Mavi trenim yine yaşlı yaşlı beni bekliyor. 16 saat sürecek bir yolculuk için. Açık kompartman sistemi işliyor trende. Aynı Trans-sibirya trenlerinde olduğu gibi yolculara iki adet örtü, bir tane havlu veriyorlar. Akşam yemekleri de ücretin içerisine dahil. Dörtlü ve ikili yatak bölmelerini mavi perdeler kapatıyor. Yolu üç Hintli ile beraber paylaşıyorum. İşin güzel tarafı, ilk günlerdeki korkum ve tedirginliğim gitmiş durumda.

Reklamlar

Yorum Yapın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s